Öğretmence

Öğretmen Bloğu

SBS Sonuçlarının Değerlendirilmesine ilişkin MEB genelgesi

T. C.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI
Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü

Sayı : B.08.0.ETG.0.21.02.01.209.1/ 20242 12 /11/2008
Konu : SBS sonuçlarının değerlendirilmesi

GENELGE
2008/77

Bilindiği gibi son yıllarda, Bakanlığımız tarafından, Bilim ve teknolojide meydana gelen gelişmelerin ışığında, eğitim sistemimizde köklü düzenlemeler gerçekleştirilerek uygulamaya konulmuştur. Bu düzenlemelerle, eğitim sistemimiz bir bütün olarak ele alınıp, eğitimin kalitesinin artırılması, öğrencilerimizin gelecekte ihtiyaç duyacakları bilgi donanımını ve rekabet güçlerini, onların psikolojik ve sosyal gelişimlerini de olumlu yönde etkileyecek bir yapı içerisinde elde etmelerini sağlamaları hedeflenmektedir. Yapılan bu düzenlemelerin başında öğretim programlarının, çağdaş bir anlayışla dünya gerçeklerine uygun, bilim ve teknolojide meydana gelen değişiklik ve yeniliklerin ışığında, yapılandırmacı bir yaklaşımla yeniden düzenlenmesi çalışmaları yer almaktadır. Bu önemli adıma paralel olarak yapılan yeni uygulamalardan birisi de ilköğretimden ortaöğretim kurumlarına geçişi düzenleyen sınav sisteminin yeniden yapılandırılması sonucu, sürece dayalı, öğretim programları ile uyumlu, öğrenci başarısını çok yönlü ve gerçekçi bir anlayışla değerlendiren ve daha adil bir sistem olan Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi dir.

Yeni sistem ile öğrencilerimizin maruz kaldığı ağır baskı ve endişenin en aza indirilmesi, okul dışı kurumlara yönelmelerinin önlenmesi böylelikle de sosyal ve psikolojik gelişmelerinin daha sağlıklı olması hedeflenmektedir. 6, 7 ve 8 inci sınıflarda yapılan, sadece o yılın konularının yer aldığı ve sıralama amacı taşımadığı için öğretim programlarındaki kazanımların ölçülmesinin hedeflendiği seviye belirleme sınavlarıyla (SBS), öğrencinin okul içi başarısı ile sosyal ve kişisel gelişiminin de etkili olduğu çok yönlü bu uygulama, 2007-2008 Eğitim-Öğretim yılı itibariyle başlatılmış olup, ilk uygulamalardan da olumlu sonuçlar elde edilmiştir.

Sistemin bir özelliği de öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve okulların başarı durumları ile ilgili gerçekçi ve kapsamlı veriler ortaya koyması, uygulanacak öğrenci odaklı programlarla, öğrencilerimizin başarısının artırılmasını sağlayacak çalışmalara zemin oluşturması, öğretmenlerimizin de eğitim faaliyetlerindeki başarı ve performansları ile ilgili somut bilgiler verebilmesidir.

Bu arada, Bakanlığımızın pek çok gelişmiş ülkenin henüz planlama aşamasında olduğu, öğrenci ve okul bilgilerini merkezi bir veri tabanında toplamak suretiyle her türlü çalışma için sınırsız bir imkan oluşturan e-okul sistemini de işletmeye alarak, bir yılı aşkın süreden bu yana resmi ve özel ilköğretim okullarının tümünde başarı ile uygulamakta olduğu da bilinmektedir. Öğretmenler ve yöneticiler e- okul sistemini kullanmak suretiyle, 2008 yılı SBS sonuçlarını ve bir önceki yıla ait notları, öğrenci, sınıf, okul, ilçe ve il bazında ve her ders grubu (Türkçe, Matematik, Fen, Sosyal Bilimler ve Yabancı Dil) için ayrı ayrı değerlendirerek bu verileri eğitim ve öğretimin niteliğinin artırılmasında kullanabileceklerdir.

Bu çerçevede;
1. Öğretmenlerimiz, e-okul sisteminde yer alan kendi sınıflarında bulunan öğrencilerin gelişim özelliklerini dikkate almak suretiyle, SBS sonuçlarını ve öğrencinin bir önceki yıla ait ders başarılarını inceleyerek, öğrencinin gelişimini destekleyecek ve başarısını artıracak çözümler üreteceklerdir.
2. Okul yöneticileri, aynı yolla, okullarındaki şubeler bazında, derslere göre yapacakları değerlendirme ile aynı okuldaki şubeler arası farkların nedenlerini araştırıp, öğretmenler ve zümre öğretmenleri ile çalışma yaparak gerekli önlemleri alacaklardır.
3. İl ve ilçe Milli Eğitim Müdürlükleri, okulların SBS sonuçlarını değerlendirmede, yine e-okul sistemini kullanarak başarının artırılması ve okullar arası farkın, olumlu yönde gelişme sağlayacak biçimde giderilmesi için gerekli tedbirleri alacaklardır.

Seviye Belirleme Sınavları ile, öğrencinin derslerde elde ettiği kazanımların düzeyinin ölçülmesi amaçlanmakta olup bir yarışma sınavı niteliği taşımamaktadır. Bu sebeple sınav sonuçlarının, öğrenciler ve okullar arasında karşılaştırma yapmak suretiyle bir kısmını yücelten bir kısmını da mahcup ederek yerinmelerine yol açacak biçimde kullanılmamasına özen gösterilecektir. Bu verilerin öğrencilerimizin ve okullarımızın başarılarının artırılması ve gelişimlerinin sürdürülmesi yönünde değerlendirilmesi esastır.

Öte yandan, yeni sistemin yapısı gereği, bir öğrencinin yıl sonu başarı puanı (YBP) ile SBS den almış olduğu puanın denk ya da yakın olması beklenmektedir. Öğrencinin sınav esnasında yaşadığı olumsuzlukların dışında ortaya çıkan farklılıklar incelenmeye değer görülmektedir. Öğrencinin YBP puanının manidar ölçüde düşük SBS puanının yüksek olması öğrencinin okula devam ve derslere ilgisi açısından olumsuzluk göstergesi olabilecek iken tersi bir durumda, yani YBP puanının SBS puanından ciddi ölçüde yüksek olması (sınav heyecanı ve sınav esnasında yaşanan çeşitli olumsuzluklarla birlikte) öğretmenlerimizin değerlendirmelerinde sübjektif yaklaşım içinde olduğuna işaret etmekte olabilecektir. Bu sebeple Milli Eğitim Müdürlüklerinde ilköğretim müfettişleri ile uygun görülen yönetici ve deneyimli öğretmenlerden oluşturulacak çalışma grupları tarafından SBS puanları ile YBP puanları karşılaştırılacaktır. E-okul bu karşılaştırmayı doğrudan yapabilecek özelliktedir. Bu karşılaştırma ile, kaynaştırma eğitimi gören öğrenciler hariç olmak üzere SBS ve YBP arasında (yüzlük puanda) bu yıl için 30 ve daha fazla, (önümüzdeki yıl 20 ve üstü) puan farkının söz konusu olduğu öğrenciler belirlenecektir. Sözü edilen görevliler bu durumdaki öğrencilerin geçmiş yıllardaki notlarını ve diğer derslerdeki başarıları dikkate alarak, YBP puanlarını objektif olamayacak şekilde artıran veya düşüren, dolayısıyla da öğrencinin geleceğine, diğer öğrencilerin hak kaybına ve öğretmenlik mesleğine de zarar veren öğretmenleri ve okulları tespit edeceklerdir. Bu okulların yöneticileri ile bu uygulamayı yapan öğretmenler uyarılarak, uygulamayı sürekli ve ciddi boyutlarda yapanlar hakkında ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli işlemler başlatılacaktır.

Bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.

Doç. Dr. Hüseyin ÇELİK
Milli Eğitim Bakanı

DAĞITIM : Gereği B Plânı

memurlar.net

SBS Sonuçlarının Değerlendirilmesine ilişkin MEB genelgesi

Hepatit B veba salgınından daha yaygın

Antalya – Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necati Örmeci, Türkiye`de her 100 kişiden 5`inde görülen Hepatit B virüsünün, kronikleşmesi halinde siroz ve karaciğer kanserinden ölüme neden olduğunu bildirdi. Amerika`da bir yılda bir milyon kişinin kronik Hepatit B`ye bağlı komplikasyonlardan öldüğünü belirten Prof. Dr. Örmeci, `Yani hastalık, veba salgınından bile yaygın` dedi.

Prof. Dr. Örmeci, dünyada 350 milyon kişinin siroz ve karaciğer kanserine yol açan Hepatit B virüsünü taşıdığını söyledi. Türkiye`de de 100 kişiden 5`inin Hepatit B virüsü taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Örmeci, virüsün, bu kişilerin yüzde 95`inin vücudundan tamamen temizlendiğini kaydetti. Buna karşın virüsü taşıyanların yüzde 5`inde Hepatit B`nin kronikleştiğini vurgulayan Örmeci, `Hepatit B`nin kronikleştiği kişilerin yüzde 20-40`ı siroza yakalanıyor ve bunların yüzde 2`si hastalıktan ölüyor` diye konuştu.

Kronikleşen Hepatit B`li siroz hastalarının dörtte birinin ise akciğer kanseri olduğunu bildiren Prof. Dr. Örmeci, bu nedenle kronikleşen Hepatit B`nin mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Örmeci,kronik Hepatit B`li olguların çok azına tanı konulduğunu, pek çok insanın kronik Hepatit B virüsü taşıdığını bilmeden, tehlikenin farkında olmadan yaşadıklarını kaydetti.

Türkiye`de Hepatit B görülme sıklığının Batı`dan Doğu`ya gidildikçe arttığını belirten Prof. Dr. Örmeci, Doğu Anadolu`da virüsün görülme sıklığının yüzde 12, batı illerinde yüzde 4, İç Anadolu`da ise yüzde 5 olduğunu açıkladı. Hepatit B`nin yaygın bir virüs olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Örmeci, `ABD`de bir yılda bir milyon kişi kronik Hepatit B`ye bağlı komplikasyonlardan ölmekte. Yani hastalık veba salgınından bile yaygın` dedi.

Virüsün cinsel yolla ve kan yoluyla bulaştığını, aile içinde bir kişide görülmesi halinde diğer fertlere de geçebildiğini bildiren Prof. Dr. Örmeci, diş fırçaları veya jiletlerin ortak kullanılmasının virüsün bulaşmasına neden olabildiğini söyledi.
aa

Hepatit B veba salgınından daha yaygın

Bana Engelli Diyorlar(şiir)

bana engelli diyorlarâ?¦..

görmüyormuşum hiçbir şeyi !

beyaz asam ile sendeleyerek yürürken yolda,

duyuyorum nasıl da gülüyorlar banaâ?¦

bana engelli diyorlarâ?¦..

duymuyormuşum kimseyi!

ne olur birkaç defa tekrarlasalar aynı cümleyi?

duyamıyorum ama görüyorum bana sıkıntıyla bakan gözleriâ?¦.

bana engelli diyorlarâ?¦.

düşünemiyormuşum herkes gibi !

ama bilmiyorlar ki annemin her damla göz yaşının içime işlediğiniâ?¦..

bana engelli diyorlarâ?¦.

yürüyemiyormuşum insan gibi !

ama unutuyorlar,

sürünerek te olsa daha zor şartlarda yapabildiğimi her işimiâ?¦.

bana engelli diyorlar��.

konuşarak anlatamıyormuşum derdimi !

ah bir bilseler !

su isteyemediğim için susuz uyuduğum geceleriâ?¦.

bana engelli diyorlarâ?¦

halbuki beni görmemek için;

gözlerini kapatıyorlar,

kulaklarını tıkıyorlar,

yollarını değiştiriyorlarâ?¦â?¦

ben konuşmak isteyince;

susuyorlar !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

ama bana engelli diyorlar!!!!!!

sizler verin cevabını;

ben engellerimi aşmak için azimli davranırken,

bana yeni engeller koymaya ve beni etiketlemeye,

kimin var hakkı ?????????

Bana Engelli Diyorlar(şiir)

Gelen Arama Terimleri:

  • bana engelli diyorlar şiiri
  • bana engelli diyorlar şiir

Tanri seni seçti anneciğim

tanri senİ seÇtİ annecİĞİm

hepimiz biliyoruz ki engelli çocuğa sahip anne-babaların zihinlerini en çok meşgul eden sorulardan biri `bizden sonra çocuğumuz ne olacaktır?` Özellikle anneler bu soruyu sormaktan kendilerini alamazlar bazende bunu hiç düşünmek istemezler. Çünkü zaten bir şok yaşayan aile bu sorunun cevabını kolay kolay bulamaz ve düşündükçe iyice dibe sürüklendiğini hisseder. bu sorunun cevabı uzun bir zaman diliminde ve sabrettikçe netleşmeye başlar, kısa sürede bu sorunun cevabını bulmak isteyen aileler ise özel eğitimin yanında sosyal rehabilitasyon programları uygulayan kuruluşları seçmelidir.

Özel eğitimin yanında sosyal rehabilitasyon programlarının uygulanması şart olurken bu yazıda tanrı meleği bir çocuktan annesine yazmış olduğu bir merktıp okuyacağız. bu tanrı meleği bir mucize sonucu annesine mektup yazma fırsatı bulsaydı sizce neler yazardı? bence bunları yazardı…

canım annceciğim benim… seni Çok seviyorum…

neden hep dalıp dalıp gidiyorsun, neden bana hep üzgün üzgün bakıyorsun, neden hep aynı soruları tekrarlıyorsun, neden kendini suçlamaktan vazgemiyorsun, neden hep kızgınlık duyuyorsun…

halbuki ben meleklere: `beni bu halde dünyaya gönderirseniz ben orda ne yaparım diye sorduğumda: `korkma dediler, orda senin annen olacak, biz senin için en iyisini seçtik, sana o bizden daha iyi bakaçaktır, sana birçok şeyi o öğretecektir ama unutmaki senin de ona öğreteceğin birçok şey var, o sana öğretecek sen oana öğreteceksin ve birgün kendi kendine yaşayabileceksin` dediler.

hadi anneciğim başlayalım çalışmaya, öncelikle ben sana ceza olarak değil ödül olarak gönderildim, ben senin ödülünüm bunun farkına varmalısın ve anneciğim bu ödülde suçlu aramana gerek yok bir an önce nedenler üzerinde durmaktan vazgeçip sonuçlar üzerinde yoğunlaşmaya başlamalısın.

benden utanma, insanların bakışlarına aldırma, beni gittiğin her yere götür, eğer kendi kendime yeterli hale gelmemi istiyorsan sakın anlamadığımı düşünme beni konsere, tiyatroya, sinemaya götür anneciğim. belli mi olur bakarsın sen ve ben belkide toplumun melekelere bakış açısını değiştiririz ha ne dersin anneciğim. hadi kalk anneciğim denize gidelim bana yüzmeyi öğret, hep evde oturmaktan sıkıldım artık sadece okula giderken dışarı çıkıyorum. tamam sana söz veriyorum akşam döndüğümüzde bütün ödevlerimi yapacağım anneciğim. sana verilen görevin çok zor olduğunu biliyorum ama unutma yalnız değiliz çok yavaşta olsa ben öğreniyorum, gelişiyorum, büyüyorum yakında duygularımı sana sesli olarak söyleyeceğim, şimdi güçlü olma zamanı anneciğim. etrafımızdaki diğer melekleri düşün anneciğim. ne demişti melekler `senin annen var korkma o seni korur ve sana herşeyi öğretir, tanrı senin için en iyisini seçti`, sen varken anneciğim hiç korkmuyorum biliyor musun çünkü tanrı seni seçti anneciğim. babama ve diğer akrabalarımıza bizi yalnız bıraktıklarını düşündüğün için kızma sakın çünkü onlar senin kadar güçlü değiller anneciğim bak göreceksin biz ilerleme kaydettikçe onlarda şaşıracaktır ve bize katılacaklardır. sen ve ben çok özeliz. Şimdiye kadar birbirimize öğrettiklerimizi bi düşünsene nekadar da çok şey öğrendik, yaşadığımız toplumda bile daha önce farkında olmadığımız şeylerin farkına vardık ve anneciğim biz kazanacağız. birgün kendi başıma okula gidebileceğim, koşup oynayabileceğim, bağıra bağıra şarkı söyleyebileceğim, yaramazlıklar yapıp şımaracağım, hatta sen balkondan hadi meleğim geç oldu eve gel artık diye arkamdan sesleneceksin anneciğim, bende sana `ama anne biraz daha oynamak istiyorum` diyebileceğim. bütün bunları seçilmiş olan senin sayende yapacağım çünkü sen çok özel biri olmasaydın tanrı seni seçmezdi anneciğim. her ne yaparsan yap beni toplumdan uzak tutma anneciğim, başta da söylediğim gibi insanların bakışlarına aldırış etme ve beni gittiğin her yere götür çünkü seninle herşey çok daha güzel anneciğim.

seni çok seven meleğin kocaman öpüyor annecİĞİm…

shu adayı cesur ceylan

alıntı

Tanri seni seçti anneciğim