eklentidedir
ÖğretmenceÖğretmen Bloğu |
|
|
|
Ela Gözlüm Ben Bu Elden Gidersem,
Zülfü Perişanım Kal Melül Melül.
Kerem Et, Aklından Çıkarma Beni,
Ağla Göz Yaşını, Sil Melül Melül.
Elvan Çiçekleri Takma Başına,
Kudret Kalemini Çekme Kaşına,
Beni Ağlatırsan Doyma Yaşına,
Ağla Göz Yasini, Sil Melül Melül
Yeter Ey Sevdiğim Sen Seni Düzet
Karaları Bağla,Beyazı Çöz At
O Nazik Ellerin Bir Daha Uzat
Ayrılık Şerbetin Ver Melül Melül
Karac’oğlan Der Ki Ölüp Ölünce
Bende Güzel Sevdim Kendi Halimce
Varıp Gurbet Ele Vasıl Olunca
Dostlardan Haberim Al Melül Melül
Yöre : İç Anadolu
Karacaoğlan
Müzik Ahmet Yamacı
|
|
|
KİTABIN ADI Suç ve Ceza
KİTABIN YAZARI F.M. DOSTOYEVSKİ
YAYINEVİ VE ADRESİ Oda Yayınları Beyoğlu / İSTANBUL
BASIM TARİHİ 1994
KİTABIN ÖZETİ :
Dört aydır evin kirasını verememişti. Evin sahibi onu mahkemeye verecekti. Uzun süreden beri hasta olmasına rağmen yaşlı Teteri kadının evine gidebilirdi. Daha önceki yüksüğe 1.5 Ruble veren kadın yeni getirdiği saate baktı ve 1.5 Ruble dedi. Raskonikov kabul etmek zorundaydı çünkü kata çıkana kadar kimseyle karşılaşmamıştı. Yaşlı kadın, kız kardeşi ile beraber kalıyordu evde. Çok zengin olmasına rağmen, kız kardeşi hiç miras bırakmayacaktı. Kız kardeşini çoğu zaman döver, onun her işini takip etmesi gerektiğini düşünürdü.
Raskolnikov 1.5 Rubleyi aldı ve dışarı çıkıp bir meyhaneye gitti. Marmeladov yan masada oturuyor olmasına rağmen taşınıp sohbet etmekten kendini almamıştı. Marmeladov eşini çok seviyordu ve üç çocuğunu da; ama çok içyordu. O kadar ki ailenin geçimi için Sonya fahişelik yapmak zorunda kalmıştı. Ne kadar fedakar bir kız bu Sonya diye düşünmekten kendini almamıştı. RaskolnikovMarmeladov un evine gittiklerinde eşi haykırışla onları yumruklamaya başladı. Hep içiyordu ve evdeki 20 Rubleyi götürüp içkiye vermişti. Marmeladov Raskolnikov cebindeki 50 Kapik i oraya bırakarak uzaklaştı. Eve geldi, yorgundu. Nastasya bir mektup getirdi. Raskolnikov heyecanla okumaya başladı mektubu. Annesinden gelmişti mektup. Annesi kız kardeşi Dunya dan bahsediyordu. Dunya, Luzhin adında çift memurluğu olan 45 yaşındaki biriyle evlenecekti. Hem Luzhin onların eşyalarıyla beraber Petersbur ga gelmesi için yardım edecek, gelmelerini sağlayacaktı. Annesi, 60 mil ötedeki tren yoluna gitmek için bir araba ayarladığını, trende ise 3 ncü sınıfta güzel bir yolculuk yaptıktan sonra Petersburg a gideceklerini ve onu çok özlediğini yazıyordu.
Raskolnikov Bu evlilik olmayacak diye düşündü. Dışarı çıktı ve birkaç saat dolaştıktan sonra yorgun düşüp bir yerde uyukladı. Kötü bir rüya gördükten sonra uyandı. Eve gitti. Saat 7 ye yaklaşıyordu. Saat uygundu. Aşağıdaki baltayı alacak kimseye gözükmeden yaşlı tefeci kadının evine gitti. İçeri girerken onu kimse görmemişti. 2 nci katta boya yapan adamlarda onu yukarı çıkarken görmemişlerdi.
Tefeci kadının evine girdi ve ona bir kültablası uzattı. Kadın kültablasına bakarken baltayı kafasına indirmişti. Kadının ölü bedeni yerde yatıyordu. İçeri daldı ve dolaptan sadece rehin verilmiş, birkaç parça altını cebine aldı. Yaşlı kadının kız kardeşiyle içeride karşılaştı. Kızın şaşkın bakışları altında baltayla onu da öldürdü. Doğrusu bir kişinin toplumdaki binlerce kişinin refahı ve mutluluğu için ölmesinin bir zararı yoktu. Üstelik bu tefeci kadın çok kötü biriydi. Kapıda birkaç kişi kapıyı vuruyorlardı. Hiç evden çıkmayan tefeci kadının, çıkacağı tutmuştu. Raskolnikov titriyor, dışarı çıkıp her şeyi itiraf etmek istiyordu ama yapmadı. Dışardakilerden biri kapının içeriden sürgülü olduğunu fark etti. Yaşlı kadına bir şey olduğunun farkına vardılar. İki kişi Kapıcıyı çağırmak için aşağı indi. Bu kaçmak için tam fırsattı, Raskolnikov kapıyı açtı, hızla merdivenlerden inmeye başladı, aşağıdan gürültü gelmeye başlayınca Raskolnikov boyacıların dairesinin kapısının arkasına saklandı ve kapıcı ile üç adam yukarı çıkınca o da dışarı çıkıp değişik bir yoldan eve gitti. Baltayı aldığı yere bıraktı. Çok korkmuştu ve titriyordu. Aldığı mücevherleri ve kıymetli takıları dışarıda bir yerde saklamayı ihmal etmedi.
2 gün geçti hala uyanmadı diye düşünüyordu Üniversite arkadaşı Razumikin. Doktor Zozimov hastalığı atıp kendisine geleceğini söylüyordu. Ama Raskolnikov uyanınca arkadaşını ve doktoru isteksiz bir vaziyette evden kovdu ve dışarı gidip bir bara oturdu. Eski gazeteleri okurken yanına gelen bir polis memuru melenkolik ve deli bir ruh haliyle cinayetten bahsedip, üstü kapalı her şeyi anlattı. Korktuğunu, endişelendiğini hiç hissettirmedi.
Ertesi gün eve geldiğinde annesi ve kız kardeşi Dünya nın kendisini beklediklerini gördü. Çocuğun halini gören anne şaşkınlıkla titriyordu. Onu ertesi gün bay Luzbinin geleceği görüşmeye çağırırken korkmuştu. Ertesi gün bay Luzbin onları ziyaret etttiğinde, Raskolnikov haklı çıkmanın gururu ile gülüyordu. Bay Luzbin kız kardeşi çok aşağılamış, onların fakir bir aile olduğunu değerlendirerek fazla istekte bulununca evden kovulmuştu. Hemen ardından Raskolnikov elveda diyerek evden ayrıldı. İnanamıyordum. Annesi oğlunun bu tavırla doğrusu ağlamaktan başka yapacak bir şeyleri yoktu. Raskolnikov melenkolik halde evi terkederken her nasılsa arkadaşı Ramuskin e onları emanet etmeyi de ihmal etmemişti.
Bay Marmeledov un cenazesi için evine gittiğinde Sonya da oradaydı Sonya ya karşı inanılmaz bir his içindeydi. Ailesi için Sonya nın yaptığı fedekarlık onun gözlerini büyülemişti. Birkaç gün boyunca Sonya yı düşündü ve fırsat buldukça onunla konuşmaya çalışarak geçirdi vaktini.
Polis memuru porifiri Raskolnikov un (Mihailovis adında genç biri cinayeti işlediğini itiraf etmiş olmasına rağmen) cinayet işlediğini biliyor ve onun psikolojik durumunu bildiği için, itiraf etmesi için onu sıkıştırıyor ama tutuklamayacağını söylüyordu. Cinayeti işlediğini Sonya ya itiraf etmişti. Sonya da Raskolnikov a gidip teslim olmasını, yere kapanıp Allah tan ve insanlardan özür dilemesini istiyordu.
Sonuç olarak Raskolnikov vicdanının verdiği acıya dayanamayıp suçunu polise itiraf etti. 1.5 yıldır Sibirya daydı Raskolnikov. Petersburg a, Razumukin ve kardeşi Dunya evlenmişlerdi. Mahkeme Raskolnikov un iyi hali, parayı kullanmadığı, daha önceki yaşamında verimli bir üniversite öğrenimi yaptığı, fedakar kişiliği ve kendi kendine teslim olmasından dolayı, çok az bir cezayla 8 yıl kürek mahkumiyetine çarptırıldı. Raskolnikov u Sonya her gün ziyaret ediyordu. Sibirya da ailesi ile sürekli mektuplaşan Sonya, Ramuzkin ve Dunya nın tek haber kaynağıydı. Raskolnikov,Sonya nın sevgisi ile hayata bağlandı ve geleceğin planlarını beraber hayal etmeye başladılar.
|
|
|
KİTABIN;
Adı :Sefiller
Yazarı :Victor HUGO
Sayfa Sayısı :1478
Boyutları :195 X 127 X 115
Yayınevi :Oda Yayınları
Basıldığı Yer :İstanbul
Basıldığı Tarih :Nisan 2000
Fiyatı 25 milyon
Konusu :Bir kürek mahkumunun on dokuz yılını harcadığı eski günlerine geri dönmemek için sürekli kaçışını ve kaçarken de çektiği sefalet, yaşadığı acılar ile 1800 lü yıllarda Fransız halkının içinde bulunduğu yoksulluk ve yaşadığı ızdıraplar.
Özeti :19 sene süren kürek mahkumiyetinden sonra şartlı olarak tahliye edilen Jean Valjean, toplumdan dışlandığını görür. Sadece Digne piskoposu kendisine iyi davranır; buna karşın zorlu acı yıllar geçiren Valjean piskoposun gümüş yemek takımlarını çalarak ona ihanet eder. Valjean polis tarafından yakalanır ve geri getirilir. Piskoposun kendisini kurtarmak için yalan söylemesi ve buna ek olarak değerli iki gümüş şamdanı da ona hediye etmesi Valjean`ı çok şaşırtır. Böylece Valjean hayatına yeni bir başlangıç yapmaya karar verir ve o gün Digne kasabasından ayrılır.
Aradan sekiz sene geçmiştir ve Valjean şartlı olarak tahliye koşuluna aykırı hareket ettiği için adını Monsieur Madeleine olarak değiştirmiş; bu süre içinde piskopostan aldığı gümüş yemek takımlarını satarak bir fabrika satın almış ve yaptığı değişikliklerle üretimi artırarak çok zengin bir şahıs olmuştur. Ayrıca yaptığı iyilikler ve yardımlarla herkesin saygı ve sevgisini kazanmış ve belediye reisi olmuştur. İşçilerinden biri olan Fantine in gizli olarak gayri meşru bir çocuğu vardır. Diğer işçi kadınlar bunu öğrendikleri zaman Fantine`in kovulmasını isterler. Tüm gayri meşru teklifleri Fantine tarafından reddedilen ustabaşı da onu kovar. Kızına ilaç alabilmek için çaresizlikten kıvranan Fantine madalyonunu ve saçını satar, en sonunda da kendini satmak için fahişelere katılır. Yeni işi yüzünden kendini iyiden iyiye alçalmış hisseden Fantine bir müşteriyle kavga eder ve Javert tarafından tam hapishaneye götürülmek üzereyken `Belediye Reisi` ortaya çıkar ve Fantine`in hapishane yerine hastaneye götürülmesini talep eder. Belediye reisi daha sonra devrilmiş bir arabanın altında kalmış bir adamı kurtarır. Bu, Javert`e olağanüstü bir güce sahip sahip olan ve yıllardır peşinde olduğu 24601 numaralı kürek mahkumu Jean Valjean`ı hatırlatır. Oysa kendisine Jean Valjean`ın yeniden yakalandığı bildirilmiştir. Kendisinin yerine suçsuz bir başka insanın hapse gireceğini öğrenen Valjean ise mahkemeye giderek 24601 numaralı mahkum olduğunu itiraf eder. Bu durum karşısında şaşkına dönen mahkeme salonundaki boşluktan yararlanarak oradan ayrılır, kasabaya geri döner. Hastanede ölmek üzere olan Fantine`i ziyaret edrek ona kızını bulup, bakacağına dair söz verir.Bu sırada Javert kendisini tutuklamak üzere gelir, Javert i gören Fantine korkudan ölür, Valjean ise Javert i atlatarak kaçar. Ancak bir süre sonra yakalanarak ömür boyu kürek mahkumluğu ile cezalandırılr. Ancak Valjean oradan da kaçmayı başarır. Fantine in küçük kızı Cossette in yerini bulur. Cossette beş senedir bir han işleten Thénardier`lerle kalmaktadır. Thenardier`ler Cosette`i pis işlerini gören bir hizmetçi gibi kullanmakta, ona hakaret etmekte; diğer taraftan kendi kızları Eponine`e aşırı düşkünlük göstermektedirler. Valjean Cossette`i karanlıkta su taşırken bulur. Thenardier`lere onu serbest bırakmaları için para öder ve Cossette`i Paris`e götürür. Fakat Javert hala Valjean`ın peşindedir.
Valjean Paris e geldikten sonra içeri kimsenin kolay kolay giremediği rahibe yetiştiren bir yerde bahçıvanlık yapmaya başlar.Burada bulunan okul sayesinde Cossette in öğrenim sorunu da hallolmuştur. Sekiz sene sonra buradan ayrılarak bir eve yerleşirler. Şehirde ise hükümette fakir halka ilgi gösteren tek kişi olan popüler lider Generel Lamarque`ın muhtemel ölümü nedeniyle büyük bir huzursuzluk vardır. Haşarı çocuk Gavroche generalin taraftarları arasındadır ve başkentin fahişe ve dilencileri arasından sokak çeteleriyle yaşamaktadır. Bu sokak çetelerinin birisi de Thenardier ve karısının yönetimi altındadır ve bunlar Jean Valjean ile Cosette`e pusu kurarlar. Onları, Valjean`ı tanımayan Javert kurtarır. Thenardier`lerin kızı Eponine ise için için öğrenci Marius`a aşıktır ve Cosette`e aşık olan Marius ise onu bulmak için Eponine`den yardım ister. Eponine isteksiz de olsa bunu kabul eder.
Küçük bir kafede, idealist düşüncelere sahip bir grup öğrenci politik bir toplantı yapmakta ve General Lamarque`ın ölümü üzerine patlak vereceğinden emin oldukları ihtilalin hazırlığını yapmaktadırlar. Gavroche`un, General` in ölüm haberini getirmesi üzerine Enjolras tarafından yönlendirilen öğrenciler, oluşmaya başlayan ayaklanmaya destek vermek üzerine sokaklara dökülürler. Sadece Marius gizemli Cosette`in hayaliyle aklı başından gitmiş gibidir. Cosette de aşık olduğu Marius`tan başka bir şey düşünememektedir. Valjean kızının çok hızlı bir şekilde değiştiğini farkeder fakat ona geçmişiyle ilgili herhangi bir şey anlatmayı reddeder. Marius için duyduğu hislere rağmen Eponine, onu üzgün bir şekilde Cosette`e getirir ve kendi babasının çetesinin Valjean`ın evini soyma eylemini engeller. Evinin dışında gizli gizli dolaşan kişinin Javert olduğundan emin olan Valjean, Cosette`e ülkeden kaçmaları gerektiğini söyler. İhtilalin arifesinde öğrenciler ve onların arasına sızmayı başaran Javert, durumu kendi açılarından değerlendirirler. Cosette ve Marius tekrar biraraya gelemeyecekleri düşüncesiyle ümitsiz bir şekilde ayrılırlar; Eponine Marius`u kaybetmenin yasını tutar; Valjean ise ülkeyi terkedince kavuşacağı güven ortamını dört gözle beklemektedir. Bu arada Thenardier ler olaşabilecek bir kaos sonucunda ellerine geçecek gayri meşru kazançların hayalini kurarlar. Öğrenciler barikat kurmaya hazırlanırlar. Marius, Gavroche ile Cosette e bir mektup yollar. Ama mektuba Plumet caddesinde Valjean tarafından el konur. Valjean, Gavroche kendisine ne söylerse söylesin Marius`a barikatta katılmaya karar verir.
Barikat kurulur ve ordu isyancılara ya teslim ya ölüm uyarısında bulunur. Gavroche, Javert`i bir polis casusu olarak teşhir eder. Eponine barikatta vurulur ve ölür. Valjean Marius`u aramak üzere barikata gelir. Kendisine Javert`i öldürme fırsatı verilir; fakat Valjean Javert`i salıverir.
Öğrenciler bir geceliğine barikata yerleşirler ve gecenin sessizliğinde Valjean Marius`un kurtulması için dua eder. Ertesi gün azalan cephane için Gavroche birşeyler bulabilme umuduyla sağa sola koştururken vurulur. İsyancıların asi liderleri Enjolras da dahil olmak üzere hapsi öldürülür.Valjean, şuursuz halde olan Marius`la birlikte kanallara kaçar. Bu arada isyancıların cesetlerini soymakla meşgul olan Thenardier ile karşılaştıktan sonra Valjean sadece bir kez daha, o da Javert`le yüz yüze gelmek için yer üstüne çıkar. Marius`u hastaneye götürmek için Javert`e yalvarır. Javert onu bırakmaya karar verir ve Valjean`ın merhametiyle kendi yıkılmaz sandığı adalet prensiplerinin darmadağan olduğunu görür ve kendini azgın Seine nehrine atarak intihar eder. Kurtarıcısının kim olduğunu bilmeden, Marius, Cosette`in bakımı sayesinde iyileşir. Valjean, kendi geçmişiyle ilgili gerçeği Marius`a itiraf eder ve Cosette`le Marius`un birleşmesinden sonra bu evliliğin kutsallığı ve güvencesi açısından kendisinin uzağa gitmesinin daha iyi olacağı konusunda ısrar eder.
Marius ve Cosette`in düğününden sonra Thenardier`ler Marius`a şantaj yapmaya çalışırlar. Thenardier, Cosette`in babasının bir katil olduğunu söyler ve kanıt olarak da barikatların düştüğü gece kanallardaki cesetlerin brinden çaldığı yüzüğü gösterir. Bu yüzük Marius`un kendi yüzüğüdür ve Marius o gece kendisini kurtaranın Valjean olduğunu anlar. Marius ve Cosette ölmek üzere olan yaşlı adamdan kendi hayat hikayesini öğrenir. Valjean ise çok sevdiği Cossette i son kez görmenin mutluluğla Fantine, Eponine ve barikatlarda ölen tüm ruhlarla buluşmak için ebedi yolculuğuna çıkmak üzere hayata gözlerini yumarak bu dünyadan ayrılır.
Anafikri :Yaşamımızda meydana gelen bir olay bütün yaşamımızı değiştirebilir ve o andan itibaren bizi çok farklı bir insan yapabilir.
Ömür boyu kaçacağını bilsen de özgür yaşamak için herşeye değer.
KARAKTERLER HAKKINDA BİLGİ:
JEAN VALJEAN: Ekmek çaldığı için beş yıl küreğe mahkum edilen ve kaçma girişimleri sonucu yakalanarak cezası uzatılan ve 19 yıl sonra şartlı olarak salıverilen ve toplumda herkes tarafından dışlanankötü biri. Ancak piskoposla olan ilişkisinden sonra değişen ve herkese iyilik yapan, yardım eden çevresindeki herkesin sevgi ve saygısını kazanan biri.
JAVERT: Kanun ve kurallara sıkı sıkıya bağlı geçmişi başarılarla dolu bir polis müfettişi ve katı ruhlu bir kişi.
COSSETTE: Beş yaşına kadar Thanardier lerin yanında onlara bir hizmetçi gibi yardım ederek, beş yaşından sonra ise Valjean ın yanında sürekli kaçarak ve onun çektiği acılara ortak olarak yaşayan; ancak Valjean ı çok seven bir kız.
FANTİNE: Valjean ın fabrikasında çalışan ve kızı için her türlü fedakarlığa katlanan bir kadın.
MARİUS: Dedesinin yanından ayrıldığı için sefalet içinde yaşayan ve Cossette e aşık bir öğrenci.
EPONİNE:Thanardier lerin, Marius a aşık olan kızı.
GAVROCHE: Paris sokaklarında çetelerin ve fahişelerin arasında yaşayan bir sokak çocuğu.
THANARDİER AİLESİ: Fantine in Cossette i emanet ettiği, han işleten ve para için her şeyi yapabilecek bir aile.
KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
Romanda farklı bir çok konuya değinilmesine rağmen konular arasındaki bağlantı çok iyi kurularak konular arasında kopukluklar olması önlenmiş, okuyucunun aklında soru işareti kalmayacak şekilde bütün olaylar açıklığa kavuşturulmuş. Fransız halkının 1800 lü yıllardaki durumu çok iyi aktarılmış.
YAZAR HAKKINDA BİLGİ:
HAYATI:
26 Şubat 1802 de doğdu. Çocukluğunda özellikle latin edebiyatı üzerine sağlam bir öğrenim gördü.1822 de evlendi. 1830 da Romantizmin en güçlü beyni olarak nitelendi. 1841 de Academie Français e seçildi.1845 te Soylular Meclisi ne aday gösterildi. 1851-1870 yılları arasında sürgün hayatı yaşadı. Yapıtlarının büyük bölümünü ve en özgün olanlarını 20 yıla yakın süren bu sürgün dönemde verdi.1885 te öldü. Derin kavrayışa ve öngörülerine yer verdiği şiir ve düz yazılarıyla popüler Fransız edebiyatının babası ve Fransa nın ulusal şairi durumuna gelmiştir.
ÜSLUBU:
Çok zengin bir düşünce yapısı ve sıcak anlatımı ile okuyucuyu çok çabuk etkileyen ve sıradan sevinç ve acıların gücünü basit bir dille çok iyi anlatan, çok geniş düşünebilen yaratıcı bir üslubu var.Romandaki olaylar arsındaki ilişkiyi çok iyi kurmuş ve karakterlerin bütün özelliklerini okuyucuya çok iyi yansıtmıştır.
ESERLERİ:
ROMAN: Sefiller, Cromwell, İzlanda Hanı, Notre Dame ın Kamburu, İdam Mahkumunun Son Günü, Bug-Jurgal, Deniz İşçileri, Gülen Adam.
ŞİİR: Düşünceler, Azaplar, Küçük Destanlar, Yüzyılların Efsanesi, Yeni Odlar, Odlar Baladlar, Doğulular, Sokak ve Orman Şarkıları, Büyük Babab Olma Sanatı, Usun Dört Rüzgarı, Bütün Lir, Uğursuz Yıllar, Sonbahar Yaprakları, Şafak Türküleri, Gönülden Sesler, Işınlar ve Gölgeler.
MANZUM OYUN: Kral Eğleniyor, Ruy Blas, Derebeyler.
DÜZYAZI OYUN: Amy Robsart, Lucrece Borgia, Mary Tudor, Padova Tiranı Angelo, Özgürlükte Tiyatro.
ELEŞTİRİ YAZISI: Karışışk Edebiyat Felsefe, William Shakespeare.
SİYASAL YAZI: Küçük Napolyon, Bir Suç Öyküsü, Eylemler ve Sözler, Sürgünden Önce, Sürgün Boyunca, Sürgünden Bu Yana.