Öğretmence

Öğretmen Bloğu

Türk Milli Öğretmeni..!

Evet…Türk Milli Öğretmeni…
Nasıl eğitim anlayışımıza milli olma niteliğini kazandırdıysak, aynı şekilde bu milli eğitim işini icra eden öğretmenlerimiz de bu özelliği yani millileşmeyi başardı.!
Milli eğitim nedir?
Bir millete tek bir eğitim şeklini benimsetmek,ortak bir dil ve kültürle beraber tüm milletin aynı eğitim sisteminden geçirilmesi ve eşit şartlarda eğitim alması demektir. Literatürde bu yazıyor. Peki literatüre uygun bir Milli Eğitime sahip miyiz? Daha doğrusu amaçlar, hedefler doğrultusunda yazılmış bir tanım olduğu için amaca uygun bir Milli Eğitimimiz mevcut mu? Tartışılır bir soru olmakla beraber içlerden gelen sesler bunun böyle olmadığını maalesef kanıtlarcasına haykırıyor. HAYIR.
Madem Milli olarak tabir ettiğimiz eğitim sistemimiz yola koyulurken hedeflenen amaçlarına henüz tam manasıyla ulaşamamış, o zaman biz gözlük takarak Milli eğitim`e bir göz atalım. Daha sonra da Milli Öğretmen`e…
Milli Eğitim dünyanın gelmiş geçmiş bütün eğitim sistemlerini sırayla uygulamakla görevlidir. Ancak hiçbirini kendine uygun görmez. Milli Eğitim hangi siyasi düşünce ülkede hakimse onun ideolojisini yansıtmak zorundadır. Yoksa Milli Eğitim Bakanının koltuğu tehlikeye girer. Milli Eğitimin amacı anne babayı çocuklarının şamatasından günün önemli bir süresinde kurtarmakla yükümlüdür. Okuldan arta kalan zamanlarda bu görevi dersaneler üstlenir. Bu kısma siz de bir şeyler ekleyebilirsiniz…
Gelelim Milli Eğitimin Milli Öğretmenine…
Bizim öğretmenlerimizi dünyadaki diğer öğretmenlerden ayıran bazı özellikler bu konuda bize önemli kaynaktır. Milli Öğretmen için ilk amaç yaptıklarını (yapamadıklarını) kağıtlara dökmektir. Milli Öğretmen aslında Çocuk Avutucusu değilse görevini savsaklamakla suçludur. Milli Öğretmen pratik zekaya sahiptir.(eokul sistemindeki yöneltme yönergesinde öğrencilerin tek tek ele alınması gereken durumları için Milli Eğitim tarafından `hepsini seç` butonu konularak bu pratik zeka desteklenmiştir.)…Daha yazacak şey çok. Siz de yazın lütfen…
Bu saçmalıklar ne sayın hocam demeyin. İsterseniz de deyin. Ben de Milli Öğretmenim. Bu yazanları içtenlikle yazdığım bir özeleştiri olarak görün. Eğer siz de katılıyorsanız yazmaktan sakınmayın. Lütfen siz de bişeyler yazın. Belki haksızlık yapıyorumdur. Karşıt olanlar da yazsın. Döksün içini.
Biz dünyanın en kutsal mesleğini yapıyoruz. Önce büyüklerimiz sonra biz çocuklarımızın çocuklarımızın üzerimizdeki haklarının altında ezilmeyelim. Vicdanlarımızı yoklayalım ve Milli Eğitim olalım…Milli Öğretmen olalım.
Selametle…

Türk Milli Öğretmeni..!

Arapça Hikaye – Türkçe Tercümesiyle Birlikte

وبلطف وتتنافس على جائزة انهم هم الذين يأتي في المرتبة الأولى Gadro كان الفوز لجميع المسابقات التي نظمت خلال السنوات القليلة الماضية وكان اول القادمة في كل المسابقات مثل السباحه والغوص ، والمشي الجميلة وما قبل عدة سنوات في حين أن اصدقاءه كانوا يلعبون حولها ؛ gadro هو وحدة التدريب وطموحة للغاية وكان يجري حول بطل واحد في اليوم وقال انه لم يحضر اي من المسابقات من دون أن تكون على يقين من نفسه وقال انه يأتي في المرتبة الاولى في جميع الالعاب انه حضر

وفي الآونة الاخيرة ، بدأت gadro يقول اصدقاؤه انه كان يخطط للهجرة في مكان ما بعيدا جدا وقال انه في الواقع لم تكن سعيدة هناك وكان هذا مكان صغير وقال انه يعتقد ان ذلك العالم الكبير ان هدفه كان ان الشهيرة في جميع انحاء العالم ويجري الشهيرة في هذا المكان لم يكن كافيا بالنسبة له كان يريد ان يكون العالم الشهير بطة

Gadro يوم واحد دون ان يترك وطنه ، يقول احد وقال انه كان يسير بسرعة والى ما هو اكثر وقال انه لم يتحول الى القاء نظرة على الأماكن التي ولد وترعرع مرة اخرى وفيما كان يجري بعيدا عن وطنه ، ان كان من جانب بحيره وقال انه يدرك ان الالم في قلبه أكبر وأكبر المتزايد كلما رأى بعض الحيوانات وهو في طريقه من خلال وودز وقال انه ذهب على الفور بالقرب منها ولكن عندما قال انه يدرك ان تلك الحيوانات كانت له يتصرف كما لو انه كان عادي بطة وكانوا يضحكون عليه عندما قال لهم عن بعض خططه حتى انه كان في الواقع التعيس واليأس

Gadro بعد حين أدركت ان حيوانات اخرى كانت حتى الضحك في الطريق توجهه سيرا على الاقدام حتى بلدة جهة عدم رضا ونمت اكثر واكثر واعرب عن اعتقاده انها كانت قليلة غبي والحيوانات ويرى انه من السخريه كيف يمكن ان يجرؤ على الضحك في بطة بطل إن كان حقا موهوب ويمكن ان يكون العالم الرياضي الشهير يوم واحد

وقال انه كان معروفا من قبل الالاف من طيور البط التي يعيشها البحيره وكان الاعجاب بها وماذا عن تلك الحيوانات ان احدا منهم كان مشهور ومعروف من قبل اي حيوانات اخرى حتى انهم لم تعرف منظمة الصحة العالمية او ما كانت عليه وكان من الممكن للحيوان ان نسيت باسمه ان نتذكر gadro ، حتى وان كان معروفا من قبل الجميع؟ وكانوا جميعا من الفقراء ، pitiable المخلوقات

Gadro لمدة خمس سنوات وسافر الكثير من يعيشون في أماكن مختلفة ثم تعود الى الوراء الى وطنه البحيره وقال انه ليس المشي حول بحيره أي أكثر كما كان يفعل في الماضي وقال انه في ليلة وليلة لتدريب السباحه والغطس في بحيره وخلال يوم وكان يراقب البط التي كانت السباحه في بحيره في اعلى احد التلال المحيطة

Gadro يوم واحد على ان تسلق التل مرة اخرى الى بلدة والدهشه ورأى ان كان هناك ما يقرب من الاربعين او الخمسين من بحيره البط خمسة منهم وبدأت تنافس في البحيره وقال انه نادرا ما يمكن الاستماع الى بعض من طيور البط كانت تشيد المنافسين Gadro يعتقد انها يجب ان يكون التدريب وبعد وقت قصير ادركت ان gadro قديم بطة يقترب منه وقال انه سحب اسفل قبعته على عينيه لكي تكون غير معروفة من قبل هذا القديمة بطة بعد التحيه gadro القديمة بطة السبت القادم اليه

‘هذا العام قليلة جدا هي البط يظهر في مسابقات’ بطة وقال القديمة ‘كما ترون سوى خمسة يتنافسون البط ويكاد الخامسة والبط وتراقب وتحاول ان لهم الشجاعه’
Gadro كان الخلط
‘ماذا تقول؟ هل هم المتنافسه في هذه اللحظة؟ لا اعتقد انه كنت اعتقد انهم التدريب! ‘رد gadro
‘انها حقا سباق ابني والأهم من ذلك أن هذا هو أهم المنافسة من السنة البطه الذي يأتي اولا في السباحه وسوف تحصل على الجاءزه الكبرى جرت العادة على ان هناك مسابقات مدهشه في هذا البحيره هذا التل ، وتلك التلال وراء تلك المستخدمة لتكون كاملة للمتفرج ومئات من طيور البط المستخدمة لحضور المنافسات التي استمرت لأيام وحاولت جميع المتنافسين على بذل قصارى جهدهم تلك التي جاءت في المرتبة الأولى وأصبحت محسوسه في المسابقات التي اجريت في اليوم التالي وانها تستخدم للحصول على جوائز في حين كان الجميع التصفيق لهم Gadro بعد ان غادر هنا ، والاثاره للمسابقات المنتهيه ومن نافلة إذا كان على هذا النحو ، بعد سنوات قليلة سيكون هناك وقت لاحد الذين حضروا اللقاءات والواقع انه من الصعب العثور على أي بطة على المنافسة اذا لم يكن هناك أي مشاهد ‘القديمة بطة وأوضح للأسف

Gadro حقا حين تطرق الى الاستماع الى بطة القديمة وكانت هناك دموع في عينيه وقال انه حتى قبعته سحبت قليلا لتنظيف بلدة الدموع بطة القديم الذي كان ينظر الى gadro عدة مرات بينما كان التنافس والتدريب حول بحيره ادركت ان البطه يجلس بجوار gadro عنه وقال انه بطل جميع الالعاب ومن لا يصدق ها تعود الى الوراء الى وطنه بعد سنوات كثيرة في أول gadro نفى ان يكون هو بطل بطة ولكن في نهاية المطاف واعترف انه كان لأن القديم بطة وأصر عليه كثيرا وقال انه يقبل ايضا للدعايه كونه عودة الى غيرها من طيور البط

وفي اليوم التالي ، تجمع الالاف من طيور البط من بحيره انها كلها كانت تنتظر gadro ذلك لانه لم تجعلها الانتظار لفترة طويلة جدا وقال انه جاء الى هناك وبدأ السباحه في بحيره البط مع القديم واجتمع جميع البط في البحيره ووجه التحيه لهم ، بعض مجاملات وكلمة مقتضبة لطيور البط

ثم بدأ تدريب الشباب والبط التي كانت تستعد للمسابقات القادمة وقد قام افضل لجعل كل منهم حسن المنافسين بدأ مئات من طيور البط لحضور المنافسات مرة اخرى كما كان عليه الحال في الماضي Gadro دخلت المسابقات ايضا وكان اول القادمة في معظمها ، واحيانا كان تدع الآخرين الى بضربه لأنه اراد ان الشجاعه سائر الشباب والبط والجميع يعرف انه تعرض للضرب على الغرض

Gadro كان ذلك العام أربعة وعشرون وحصل فعلا القديمة وقال انه يمكن ان يحضر مسافه قصيرة مسابقات للسباحه خلال السنوات القليلة الماضية في تقريره الاخير على الرغم من المنافسة قال ان لديه بعض المشاكل في بداية المباراة لم يتخل عن السباحه وقال انه جاء الماضى وعندما تعود الى الوراء والبط والاخرى بعد الانتهاء من سباق رأوا gadro وكان بطل البطه التي تقع على ظهره بينما كان يحاول السباحه وكان يناضل فى امس البط الاخرى بالصدمة وكانوا يعلمون أن gadro قد فعلت الكثير من الامور بالنسبة لهم لكى تصبح بطلا وقال انه درب عليها ليلا ونهارا وكان المدرب في وضع صعب سبح انها سرعان ما عادت الى gadro وأحاطوا به في السلاح وقال انه لا يمكن ان يتكلم لأنه كان فاقد الوعي تقريبا كان يقول ان لديه لانهاء السباق وقال انه نجح في انهاء السباق في الأسلحة الاخرى من البط في حين ان الالاف من طيور البط كانت تراقب بصمت له

عادة متوسط العمر المتوقع لبطة حوالى خمسة وعشرين عاما ، ولكنه gadro عاش أطول من ذلك وقال انه لا يستطيع منافسة اي اكثر ولكنه كان دائما هناك لدعم بطة اخرى

                        ŞAMPİYON  ÖRDEK

Bir gölün çevresinde binlerce  ördek  yaşıyordu. Bu  ördekler  çeşitli  yarışmalar  düzenlerler, centilmence mücadele ederler ve birinci gelenleri ödüllendirirlerdi. Son  birkaç yıldır yapılan yarışmalarda birinciliği Gadro kazanıyordu.Yüzme yarışı olsun, dalma olsun,  güzel  yürüme yarışması olsun Gadro hep önde, hep birinciydi. Gadro, arkadaşları oyun oynarken tek başına antrenman yapmış, hırsla kendini büyük bir şampiyon olacağım diyerek yetiştirmişti.  Birinci olamamak diye bir şeyi düşünemezdi. Zaten her şeyden emin olmadan yarışmalara katılmamış ve girdiği ilk yarışmadan zaferle çıkmıştı.   

Gadro, son günlerde arkadaşlarına yakında buralardan gideceğini söylemeye başladı. Zaten burada sıkışıp kalmıştı. Dünya bu kadar  küçük  değildi. Çekip  gitmeli  dünyaya  Gadro yu tanıtmalıydı. Gadro, bir gün ansızın  çekip  gitti. Hızlı adımlarla  yürüyüp  giderken,  dönüp arkasına bakmadı. Gadro, gölden  uzaklaştıkça  kalbini kemirmeye başlayan huzursuzluğun gitgide büyümekte olduğunu fark etti. Ne zaman birkaç orman  hayvanını  bir  arada  görüp yanlarına gitmeye kalksa huzursuzluğu çoğalıyordu. Çünkü onlar Gadro ya sıradan biriymiş gibi davranıyorlar, bazı konularda ileri sürdüğü fikirlere gülüp geçiyorlardı.

Gadro, bir süre sonra yürüyüşünün bile gülümsemelere neden olduğunu görünce canı iyiden iyiye sıkılmaya başladı. Bunlar da kimdi böyle? Kim  oluyorlardı  da  onun  çapında  birine gülüyorlardı? O, koskoca bir şampiyondu. Göl kıyısında yaşayan binlerce ördek arasında adı bir ilah gibi anılıyordu. Ya bunları kim tanıyordu?  Daha  birbirlerini  tanımak  değil,  kendi kendilerini bile tanımıyordu bunlar. Kendi adını unutmuş biri, Gadro nun namını işitmiş olsa bile, şimdi hatırlamasına olanak var mıydı? Zavallıydı bunlar, hepsi zavallıydı.

Gadro, pek çok yeri gezip dolaştıktan tam beş yıl sonra göl kıyısına geri  döndü. Artık  eskisi gibi göl kıyısında dolaşmıyor, geceleri gölde yüzme, dalma antrenmanları yapıyor, gündüzleri  ise, gölü rahatça görebileceği bir tepeye çıkarak, gölde yüzen ördekleri seyrediyordu. Gadro, bir gün yine bu tepeye çıkmıştı. Biraz sonra kırk elli ördeğin göl kıyısına gelerek, bunlardan ayrılan beş ördeğin göle girip birbirleriyle yarıştıklarını gördü. Arada bir, tek tük alkış sesleri duyuluyordu. Herhalde antrenman  yapıyorlar, diye  düşündü,  Gadro.  Aradan  biraz  zaman geçtikten sonra yaşlı bir ördeğin gelmekte olduğunu gören Gadro,  tanınmaması  için  giydiği şapkasını gözlerinin üstüne kadar indirdi.  Yaşlı ördek,  selam  verdikten  sonra,  Gadro nun yanına oturdu:

Yarışmalara bu yıl da ilgi pek az.. dedi. Baksana beş ördek yarışıyor, taş çatlasa elli ördek onları alkışlayıp gayrete getirmeye çalışıyor.

Gadro şaşırmıştı:

Ne dediniz?..Bunlar yarışıyorlar mı şimdi?..Hayret, ben antrenman yaptıklarını sanmıştım!.  

Bunun üzerine yaşlı ördek:

Yarışıyorlar evlat, yarışıyorlar. dedi. Hem bu yarışma yılın en büyük yarışması.  Büyük ödülü bu yarışı birinci bitirecek uzun mesafe yüzücüsü ördek kazanacak. Eskiden bu gölde ne yarışmalar yapılırdı. Bu tepe, şu yandaki tepeler, şu gerideki tepeler, tıklım tıklım dolardı. Her yarışmaya yüzlerce ördek  katılırdı. Yarışmalar,  büyük  bir  çekişme  içinde  günlerce  devam ederdi. Son gün yapılan final yarışmalarıyla birinciler belli olur,  alkışlar  arasında  ödüllerini alırlardı. Ne  zaman ki, O, buralardan gitti, yarışmalardaki  tüm  heyecan  bitti. Böyle  giderse birkaç yıla kalmaz, yarışacak sporcu bulunmaz. Seyirci  olmayınca  yarışacak  sporcu  bulmak zor oluyor, evlat.

Gadro, tanımasın diye yaşlı ördeğin yüzüne bakmıyordu. Yaşlı ördek sözlerini tamamlayınca, Gadro, tanınma korkusunu unutarak başını çevirirken şöyle konuştu:

O gittikten sonra yarışmalardaki tüm heyecan bitti dediniz. O dediğiniz kimdi ki?

Bana bu soruyu sormakta yerden göğe kadar hakkın var, evlat. dedi yaşlı ördek. Zaten sen sormasan da, ben onun adını söyleyecektim. Senin yabancı olduğun, çok uzaklardan buralara geldiğin  belli. Yoksa  kimden  söz  ettiğimi  anlardın. O,  dediğim Gadro ydu,  evlat.  Gadro, büyük bir şampiyondu.İlk girdiği yarışmadan son girdiği yarışa kadar hep birinci oldu.Herkes, Gadro yu  seyretmeye  gelirdi. Binlerce   seyircinin  yaptığı   tezahürat  korkunç  olurdu.  O yarışırken dağ-taş ( Gadroâ?¦Gadroâ?¦) diye inlerdi.Gadro gideli beş yıl oldu ama, onu bir türlü  unutamadık. Aradan bunca zaman geçmesine karşın birkaçımız nerede bir araya gelsek hemen Gadro dan bahsetmeye başlarız. Gadro başkaydı canım, Gadro bambaşkaydı.  

Yaşlı ördek sözlerini tamamlarken Gadro duygulanmış  ve  göz  pınarlarında  biriken  yaşları silmek için  şapkasını  biraz  yukarıya  kaldırmıştı.  Kendisini  yarışırken  ve  göl  çevresinde gezerken pek çok defa gören yaşlı ördek karşısındakinin kim olduğunu  anlamıştı. Bu,  büyük şampiyon  Gadro ydu. İnanılır gibi değildi. Demek  Gadro  yıllar  sonra  geri  dönmüştü.  İlk anlarda inkar  etmesine,  Gadro  olmadığını  söylemesine  karşın,  yaşlı  ördeğin  uzun  süren ısrarlarına dayanamayan Gadro, sonunda geri döndüğünün herkes tarafından bilinmesine razı oldu. 

Ertesi gün gölde binlerce ördek toplanmıştı.Hepsi, büyük bir sabırsızlıkla Gadro yu bekliyordu. Gadro, onları fazla bekletmedi, geldi, göle girdi, yanında yaşlı ördek olduğu  halde,  ördeklerle tanıştı, hal hatır sordu, iltifatlar etti, onlarla kısa süren konuşmalar yaptı, gönüllerini aldı. Daha sonra düzenlenen yarışmaya kadar Gadro, genç ördeklere gölde antrenman yaptırdı. Onların iyi birer yarışmacı  olmaları  için  sonsuz  gayret  gösterdi. Düzenlenen  her  yarışmaya  Gadro  da katılıyordu. Eskiden olduğu gibi, yine her yarışmaya yüzlerce ördek katılıyor, yine  yarışmaları binlerce ördek seyrediyor, yine dağ-taş  ( Gadroâ?¦Gadro…  diye inliyordu. Gadro yarışmalarda  birincilikler alıyordu fakat bazı final yarışmalarında Gadro nun geçildiği görülüyordu ve bunu Gadro nun yeni şampiyonlar ortaya çıkması için yaptığını herkes biliyordu.

Gadro, yirmi dört yaşına girmiş ve iyice yaşlanmıştı. Birkaç yıldır sadece kısa mesafeli yüzme yarışlarına   katılıyordu.  Son  yarışında  ilk  metrelerde  fenalık  geçirmesine   karşın,  yarışı bırakmadı. En geride kalmıştı. Diğer ördekler yarışı tamamlayıp geriye  dönüp  baktıklarında Gadro yu gördüler. Efsanevi şampiyon Gadro, ileri doğru yüzmeye çalıştıkça sırtüstü düşüyor, kendini kaybetmiş bir halde debelenip duruyordu. Yarışmacıların hepsinin üstünde Gadro nun emeği vardı.O, gece gündüz demeden kendilerini bu yarışa hazırlamıştı. Hoca zor durumdaydı. Yardım etmeliydi. Yarışmacı ördekler,  bir çırpıda Gadro nun yanına  gelip,  onu  kucakladılar. Yarı baygın durumdaki Gadro mırıldanıyordu. Yarışı bitirmem lazım çocuklar, yarışı bitirmem lazımâ?¦   Gadro, binlerce ördeğin derin bir sessizlik içinde ayakta izlediği son yarışını  diğer yarışmacıların kolları arasında bitirmeyi başardı.

Normalde bir ördeğin ortalama yaşam süresi yirmi beş  yıldı.  Fakat  Gadro  daha  uzun  yıllar yaşadı. Yarışmalarda yarışamasa bile yarışmalar yapılırken Gadro hep oradaydı.

Yazan:  Serdar  Yıldırım
 

Arapça Hikaye – Türkçe Tercümesiyle Birlikte

Gelen Arama Terimleri:

  • arapça hi̇kayeler ve türkçesi̇i̇
  • öğretmen ve öğrenci arapça hikaye kitabı türkçesi
  • serdar yıldırım arapça hikaye kitapları

Karagöz et Hacivat – Türkçe Tercümesiyle Birlikte


                                       KARAGÖZ ET HACİVAT

Karagöz a hérité d`une caisse d`emballage complètement des pièces d`or de son oncle qui a habité en Egypte et est mort récemment. Après étude de cette situation, il a embarqué un soldat de marine marchand pour aller en Egypte avec le sien ami Hacivat de fin afin de résoudre les procédures de la transmission. Alors elles ont placé au loin au tour de nouveau à la Turquie sur une autre marine marchande. Sur leur chemin vers la Turquie, quand elles ont atteint la mer de Marmara, une rébellion éclate parmi les vagabonds et le shipmaster. Pendant cette rébellion le bateau a démarré obtenir une certaine eau de sorte que les passagers aient monté à bord de quelques bateaux de sauvetage et les soient parvenus à survivre.

Hacivat et Karagöz ont réussi à l`arrivée sans risque sur une plage de Mudanya avec leur caisse d`emballage qui était pleine des pièces d`or. Ils étaient si heureux qu`ils aient commencé à parler de ce qui s`était produit sur le soldat de marine. Ils étaient si intéressés à parler entre eux sur la plage de sorte qu`ils n`aient pas pu se rendre compte que leur bateau de sauvetage n`a pas été correctement attaché jusqu`au port et en conséquence en raison du vent et des vagues de haute qu`il a disparues en mer. D`ailleurs, ils avaient laissé la caisse d`emballage dans le bateau de sauvetage. Ils étaient malheureux mais il n`y avait rien à faire. Ainsi ils ont obtenu sur un chariot et sont allés de nouveau à leur maison à Brousse. Non seulement ils ont perdu toutes leurs pièces d`or, mais également ils avaient dépensé tout leur argent. Ils ont dû trouver un travail de faire une vie mais ils ne pourraient pas décider quelle sorte d`un travail ce devrait être. Tout en discutant à son sujet ils se sont perdus dans un entretien et ils ont commencé à faire des plaisanteries.

Karagöz : `Que quelle sorte d`un travail devrait j`avoir, Hacivat ? Dans mon travail je dois dépenser l`effort très petit mais gagner beaucoup`.
Hacivat : Le `là n`est aucun travail comme ce mon cher Karagöz. Ce que signifie il que le `dépensent peu d`effort mais gagner un bon nombre d`argent` ? Peu d`effort signifie peu d`argent`.
Karagöz : `Vous êtes Hacıcavcav tellement unmerciful (surnom de Hacivat). Vous voulez que j`obtienne étaient affamés en me donnant peu de nourriture. Je pense que vous devriez être compatissant et remplir mon le plat avec les légumes bourrés et moi aiment des boulettes de viande comme plat latéral avec elles. Ensuite les mangeant I aiment également avoir le riz et le dessert`.
Hacivat : Le `sont eux assez de mon cher ami. Vous aimez obtenir un certain repas de pois chiche, certains mousaka, des pâtes et du babeurre aussi bien`.
Karagöz : Le `I pensent que vous devriez les manger Hacıcavcav. Il serait merveilleux si je pourrais prendre deux parties de chaque plat que j`ai voulu et si je pourrais les manger le matin suivant`.
Hacivat : Ok de `! Mon cher Karagöz. Tous vos rêves peuvent venir vrai mais si vous travaillez tellement dur, dépenser beaucoup d`effort et gagner un bon nombre d`argent. Alors vous pouvez manger tous ces repas.
Karagöz : `Ce qui si nous avions attaché le bateau de sauvetage très bien et n`avions pas perdu tout notre or pièces de monnaie. Nous pourrions dépenser ces pièces de monnaie et manger celui que nous ayons voulu et nous vivrions heureusement.

Écrit par : Serdar Yıldırım                                      

                         
       KARAGÖZ  İLE  HACİVAT

Karagöz e  Mısır daki  amcasından bir sandık altın miras kalır. Bunun üzerine Karagöz yakın arkadaşı Hacivat ile beraber bir ticaret gemisine binip Mısır a  giderler. Miras işlemlerini hallettikten sonra yine bir ticaret gemisine binip geri dönerler. Ama  Marmara  Denizi nde kürekçilerin isyanı sırasında su alan gemiden yolcular kayıklara binerek kurtulurlar.

Karagöz ile Hacivat  altın dolu sandıkla Mudanya kıyılarına, bindikleri kayıkla ulaşırlar ama sahilde konuşmaya daldıklarından iskeleye iyi bağlamadıkları kayık dalgalara kapılır ve gözden kaybolur. Daha sonra bir at arabasına binerler ve Bursa daki  evlerine dönerler. Bırak bir sandık altını ceplerindeki para da bitmiştir. İş bulup çalışarak para kazanmaları gereklidir ama nasıl bir iş?  Onlar aralarında bu konuyu konuşurken tatlı bir sohbete dalarlar. Giderek sohbet koyulaşır, şakalaşmalar artar.

Karagöz: Sence nasıl bir iş tutayım  Hacivat. Ama tutacağım iş de az emek harcayıp çok para kazanayım.

Hacivat:  Öyle iş olmaz  Karagözüm. Ne demek az emek çok yemek. Az emek az yemek.

Karagöz:  Sen de amma yaptın be Hacıcavcav. Bana az yemek vere vere açlığa mı alıştıracaksın. Biraz insaflı olsan da tabağımı dolmayla doldursan. Pek severim dolmanın yanına köfteyi, ondan sonra pilavı ve şamtatlıyı.

Hacivat: Bu kadar yeter mi Karagözüm?  İstersen nohuttan, musakkadan, makarnadan ve cacıktan da alsan.

Karagöz: Onları sen ye Hacıcavcav. Benim istediklerimden ikişer porsiyon olsaydı, o yemeklerden birazı sabaha kalsaydı, ne güzel olurdu.

Hacivat: Tamam Karagözüm, bu istediklerin olur olmasına da, çok çalışırsan, çok kazanırsan, bu yemeklerden yersin.

Karagöz: Ahh. Ah. Keşke kayığı iyi bağlasaydık ve altınlar kaybolmasaydı. Altınları bozdurur bozdurur  harcar, yer içerdik. Keyifli bir hayat sürerdik.

Yazan: Serdar Yıldırım

Karagöz et Hacivat – Türkçe Tercümesiyle Birlikte

|