Öğretmence

Öğretmen Bloğu

Sağ Tarafa Yatma Sünneti ve Hikmeti…

Sağ tarafa yatma sünneti ve hikmeti

Bir tarafa yatarak uyuma durumunda, yatılan yöne bağlı olarak burun deliklerimizin birisinin tıkanırken, diğerinin açıldığı ve solunumun açık olan burun deliğinden yapıldığı araştırmalarla belirlenmiştir

Sağ tarafa yatılması durumunda, sağ burun deliği tıkanmakta, sol burun deliği açılmaktadır Sol burundan yapılan nefes alma ile sağ beyin yarımküresinin aktivitesi artar Sağ beyin yarımküresinin uyarılması, parasempatik sinir sistemimizin faaliyetlerini artırmasına, kalb hızımızın yavaşlamasına, tansiyonumuzun düşmesine ve mide-bağırsak faaliyetlerimizin yavaşlamasına vesile olur Dolayısıyla kalbimiz daha az yorulur, uykuya dalmamız daha kolaylaşır, bu da istirahatimizin daha iyi olmasına imkân sağlar

Sol tarafa yatılırsa , sol burun deliğinin tıkanması ile birlikte sağ burundan nefes alınması, sempatik sinir sisteminin faaliyetlerinde artışa yol açar; bu durumda kişi heyecanlanmış gibi olur ve kalb atışlarındaki hızlanma ile kalb daha da yorulur Bu yüzden uykuya dalma zorlaşır Çünkü kalb atım hızının, tansiyonun, heyecan ve dikkatin artması uykuya engel olabilir Sol tarafımız üzerine uyumada ise vücudumuz daha çok yıpranacaktır

Sırtüstü veya yüzüstü yatınca durum ne olacaktır? Yüzüstü yatmak zaten uzun süre mümkün olmadığı gibi Efendimiz (sas) tarafından da uygun görülmemiştir Kalb, akciğerler ve mide bu durumda baskı altında olduğu için, ciğerlerimiz ve midemiz sıkışıp rahatsızlık verebilir Sırtüstü yatıldığında ise bu rahatsızlıklar olmayabilir Ancak uykuya dalmada gecikme olabilir Bu durum da vücudun tam dinlendirici bir uykuya geçmesine ve dinlenmesine engel olabilir Çünkü bu durumda gündüz olduğu gibi iki burun açık olacak ve parasempatik sistem uyarılamayacaktır Ayrıca sırtüstü yatılması durumunda mide ve bağırsakların fonksiyonlarını gerçekleştirmesi biraz daha zorlaşacaktır

En faydalı ve belki de en az zarar görebileceğimiz bir yatış pozisyonun Yüce Rehberimiz`in (sas) bize tavsiye ettiği `sağ yana yatarak ve ayakları vücuda doğru çekerek uyuma`şeklinde olduğu hakikati ilmî araştırmalarla ancak bugün doğrulanabilmektedir

Bununla beraber Kur`ân-ı Kerim`de Âl-i İmrân (3/191) ve Kehf sûrelerinde (18/18 ) geçen ayetlerde, insanların her iki yanları üzerinde yatarken de Allah`ı anabileceklerinin ve ayrıca uyku sırasında zaman zaman sağa-sola döndürüldüklerinin anlatılmasından, sola yatmanın da yasaklanmadığını, sağa yatmanın, ilk yatış şekli olarak tavsiye edildiği anlaşılabilir

Sağ Tarafa Yatma Sünneti ve Hikmeti…

40 HADİS

1
اÙ?Ù?دÙ?ِÙ?Ù?ُ اÙ?Ù?Ù?Ù?صِÙ?Ø­Ù?ةُ  Ù?ُÙ?Ù?Ù?Ù?ا: Ù?ِÙ?Ù?Ù?Ù? )Ù?Ù?ا رÙ?سُÙ?Ù?Ù? اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ِ Ø?( Ù?Ù?اÙ?Ù?: Ù?ِÙ?Ù?Ù?Ù?ِ Ù?Ù?Ù?ِÙ?ِتÙ?ابِÙ?ِ Ù?Ù?Ù?ِرÙ?سُÙ?Ù?ِÙ?ِ Ù?Ù?Ù?أئِÙ?Ù?Ù?ةِ اÙ?Ù?Ù?ُسÙ?Ù?ِÙ?ِÙ?Ù?Ù? Ù?Ù?عÙ?اÙ?Ù?Ù?تِÙ?ِÙ?Ù?       

(Allah Rasûlü) Din nasihattır/samimiyettir buyurdu. Kime Yâ Rasûlallah? diye sorduk. O da; Allah a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara diye cevap verdi.

Müslim, İmân, 95.

2
اÙ?Ù?إِسÙ?Ù?اÙ?Ù?ُ حُسÙ?Ù?ُ اÙ?Ù?خُÙ?ُÙ?ِ

İslâm, güzel ahlâktır.

Kenzü l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.

3
Ù?Ù?Ù?Ù? Ù?اÙ? Ù?Ù?رÙ?Ø­Ù?Ù?ِ اÙ?Ù?Ù?Ù?اسÙ? Ù?اÙ? Ù?Ù?رÙ?Ø­Ù?Ù?Ù?Ù?ُ اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ُ

İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.

Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.

4
Ù?Ù?سÙ?ِرُÙ?ا Ù?Ù?Ù?اÙ? تُعÙ?سÙ?ِرُÙ?ا Ù?Ù?بÙ?Ø´Ù?ِرُÙ?ا Ù?Ù?Ù?اÙ? تُÙ?Ù?فÙ?ِرُÙ?ا

Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.

Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6.

5
Ø¥Ù?Ù?Ù? Ù?ِÙ?Ù?Ù?ا أدÙ?رÙ?Ù?Ù? اÙ?Ù?Ù?Ù?اسُ Ù?ِÙ?Ù? Ù?Ù?Ù?اÙ?Ù?ِ اÙ?Ù?Ù?ُبُÙ?Ù?Ù?ةِ:

إذÙ?ا Ù?Ù?Ù?Ù? تÙ?سÙ?تÙ?حِ فÙ?اصÙ?Ù?Ù?عÙ? Ù?Ù?ا شِئÙ?تÙ?

İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: Utanmadıktan sonra dilediğini yap! sözüdür.

Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.

6
اÙ?Ù?دÙ?Ù?اÙ?Ù?ُ عÙ?Ù?Ù?Ù? اÙ?Ù?Ø®Ù?Ù?Ù?رِ Ù?Ù?فÙ?اعِÙ?ِÙ?ِ

Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.

Tirmizî, İlm, 14.

7
Ù?اÙ? Ù?ُÙ?Ù?دÙ?غُ  اÙ?Ù?Ù?ُؤÙ?Ù?ِÙ?ُ Ù?ِÙ?Ù? جُحÙ?رٍ Ù?Ù?رÙ?Ù?تÙ?Ù?Ù?Ù?ِ

Mümin, bir  delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)

Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.

8
اِتÙ?Ù?Ù?ِ اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù? Ø­Ù?Ù?Ù?Ù?ثُÙ?Ù?ا Ù?ُÙ?Ù?تÙ? Ù?Ù?أتÙ?بِÙ?عِ اÙ?سÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ِÙ?ئÙ?Ø©Ù? اÙ?Ù?Ø­Ù?سÙ?Ù?Ù?Ø©Ù? تÙ?Ù?Ù?حُÙ?Ù?ا

Ù?Ù?Ø®Ù?اÙ?ِÙ?ِ اÙ?Ù?Ù?Ù?اسÙ? بِخُÙ?ُÙ?ٍ Ø­Ù?سÙ?Ù?ٍ

Nerede olursan ol Allah a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.

Tirmizî, Birr, 55.

9
Ø¥Ù?Ù?Ù? اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù? تÙ?عÙ?اÙ?Ù? Ù?ُحِبÙ?ُ إذÙ?ا عÙ?Ù?ِÙ?Ù? أحÙ?دُÙ?ُÙ?Ù? عÙ?Ù?Ù?Ù?اÙ? Ø£Ù?Ù? Ù?ُتÙ?Ù?ِÙ?Ù?Ù?ُ

Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi  sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.

Taberânî, el-Mu cemü l-Evsat, 1/275; Beyhakî, fiu abü l-Îmân, 4/334.

10
اÙ?Ù?إِÙ?Ù?Ù?اÙ?ُ بِضÙ?عÙ? Ù?Ù?سÙ?بÙ?عُÙ?Ù?Ù? شُعÙ?بÙ?Ø©Ù? أفÙ?ضÙ?Ù?ُÙ?Ù?ا Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?ُ Ù?اÙ? إِÙ?Ù?Ù? إِÙ?اÙ?Ù?اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ُ Ù?Ù?أدÙ?Ù?Ù?اÙ?Ù?ا إِÙ?Ù?اطÙ?ةُ اÙ?Ù?أذÙ?Ù? عÙ?Ù?ِ اÙ?Ø·Ù?Ù?رِÙ?Ù?ِ Ù?Ù?اÙ?Ù?Ø­Ù?Ù?Ù?اءُ شُعÙ?بÙ?Ø©Ù? Ù?ِÙ?Ù? اÙ?Ù?إِÙ?Ù?Ù?Ù?اÙ?ِ

İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü Lâ ilâhe illallah (Allah tan başka ilah yoktur) sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.

Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.

11
Ù?Ù?Ù?Ù? رÙ?Ø£Ù?Ù? Ù?ِÙ?Ù?Ù?ُÙ?Ù? Ù?ُÙ?Ù?Ù?Ù?رÙ?ا فÙ?Ù?Ù?Ù?ُغÙ?Ù?Ù?ِرÙ?Ù?ُ بِÙ?Ù?دِÙ?ِ فÙ?إِÙ?Ù? Ù?Ù?Ù?Ù? Ù?Ù?سÙ?تÙ?طِÙ?عÙ? فÙ?بِÙ?ِسÙ?اÙ?ِÙ?ِ فÙ?إِÙ?Ù? Ù?Ù?Ù?Ù? Ù?Ù?سÙ?تÙ?طِÙ?عÙ? فÙ?بِÙ?Ù?Ù?Ù?بِÙ?ِ Ù?Ù?ذÙ?Ù?ِÙ?Ù? أضÙ?عÙ?فُ اÙ?Ù?إِÙ?Ù?Ù?Ù?اÙ?ِ

Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.

Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.

12
عÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?اÙ?ِ Ù?اÙ? تÙ?Ù?Ù?سÙ?ُÙ?ُÙ?Ù?ا اÙ?Ù?Ù?Ù?ارُ: عÙ?Ù?Ù?Ù?Ù? بÙ?Ù?Ù?Ù?تÙ? Ù?ِÙ?Ù? Ø®Ù?Ø´Ù?Ù?Ù?ةِ اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ِ Ù?Ù?عÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?

بÙ?اتÙ?تÙ? تÙ?Ø­Ù?رُسُ فِÙ? سÙ?بِÙ?Ù?ِ اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ِ

İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.

Tirmizî, Fedâilü l-Cihâd, 12.

13
Ù?اÙ? ضÙ?رÙ?رÙ? Ù?Ù?Ù?اÙ? ضِرÙ?ارÙ?

Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.

İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta , Akdıye, 31.

14
Ù?اÙ? Ù?ُؤÙ?Ù?ِÙ?ُ أحÙ?دُÙ?ُÙ?Ù? Ø­Ù?تÙ?Ù?Ù? Ù?ُحِبÙ?Ù? Ù?أخِÙ?Ù?ِ Ù?Ù?ا Ù?ُحِبÙ?ُ Ù?ِÙ?Ù?فÙ?سِÙ?ِ

Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz.

Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.

15
اÙ?Ù?Ù?Ù?ُسÙ?Ù?ِÙ?ُ أخُÙ? اÙ?Ù?Ù?ُسÙ?Ù?ِÙ?ِ Ù?اÙ? Ù?Ù?ظÙ?Ù?ِÙ?ُÙ?ُ Ù?Ù?Ù?اÙ? Ù?ُسÙ?Ù?ِÙ?ُÙ?ُ Ù?Ù?Ù?Ù? Ù?Ù?اÙ?Ù? فِÙ? Ø­Ù?اجÙ?ةِ أخِÙ?Ù?ِ Ù?Ù?اÙ?Ù? اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ُ فِÙ? Ø­Ù?اجÙ?تِÙ?ِ Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù? فÙ?رÙ?Ù?جÙ? عÙ?Ù?Ù? Ù?ُسÙ?Ù?ِÙ?ٍ Ù?ُرÙ?بÙ?Ø©Ù? فÙ?رÙ?Ù?جÙ? اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ُ عÙ?Ù?Ù?Ù?ُ بِÙ?Ù?ا Ù?ُرÙ?بÙ?Ø©Ù? Ù?ِÙ?Ù? Ù?ُرÙ?بِ Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?ِ اÙ?Ù?Ù?ِÙ?Ù?اÙ?Ù?ةِ Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù? سÙ?تÙ?رÙ? Ù?ُسÙ?Ù?ِÙ?Ù?ا سÙ?تÙ?رÙ?Ù?ُ اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ُ Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù? اÙ?Ù?Ù?ِÙ?Ù?اÙ?Ù?ةِ

Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır.  Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n  kusurunu) örter.

Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.

16
Ù?اÙ? تÙ?دÙ?خُÙ?ُÙ?Ù?Ù? اÙ?Ù?جÙ?Ù?Ù?Ù?Ø©Ù? Ø­Ù?تÙ?Ù?Ù? تُؤÙ?Ù?ِÙ?ُÙ?ا Ù?Ù?Ù?اÙ? تُؤÙ?Ù?ِÙ?ُÙ?ا Ø­Ù?تÙ?Ù?Ù? تÙ?Ø­Ù?ابÙ?ُÙ?ا

İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.

Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu l-Kıyâme, 56.

17
اÙ?Ù?Ù?Ù?ُسÙ?Ù?ِÙ?ُ Ù?Ù?Ù?Ù? سÙ?Ù?ِÙ?Ù? اÙ?Ù?Ù?Ù?اسُ Ù?ِÙ?Ù? Ù?ِسÙ?اÙ?ِÙ?ِ Ù?Ù?Ù?Ù?دِÙ?ِ

Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.

Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.

18
Ù?اÙ? تÙ?بÙ?اغÙ?ضُÙ?ا Ù?Ù?Ù?اÙ? تÙ?Ø­Ù?اسÙ?دُÙ?ا Ù?Ù?Ù?اÙ? تÙ?دÙ?ابÙ?رُÙ?ا Ù?Ù?Ù?ُÙ?Ù?ُÙ?ا عِبÙ?ادÙ? اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ِ إخÙ?Ù?Ù?اÙ?Ù?ا

Ù?Ù?Ù?اÙ? Ù?Ù?حِÙ?Ù?ُ Ù?ِÙ?ُسÙ?Ù?ِÙ?ٍ Ø£Ù?Ù? Ù?Ù?Ù?Ù?جُرÙ? أخÙ?اÙ?ُ فÙ?Ù?Ù?Ù?Ù? Ø«Ù?Ù?اÙ?ثِةِ اÙ?Ù?Ù?Ù?اÙ?ٍ

Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.

Buhârî, Edeb, 57, 58.

19
Ø¥Ù?Ù?Ù? اÙ?صÙ?ِدÙ?Ù?Ù? Ù?Ù?Ù?Ù?دِÙ? Ø¥Ù?Ù?Ù? اÙ?Ù?بِرÙ?ِ Ù?Ù? Ø¥Ù?Ù?Ù? اÙ?Ù?بِرÙ?Ù? Ù?Ù?Ù?Ù?دِÙ? Ø¥Ù?Ù?Ù? اÙ?Ù?جÙ?Ù?Ù?Ù?ةِ Ù?Ù?Ø¥Ù?Ù?Ù? اÙ?رÙ?Ù?جُÙ?Ù? Ù?Ù?Ù?Ù?صÙ?دُÙ?ُ Ø­Ù?تÙ?Ù?Ù? Ù?ُÙ?Ù?تÙ?بÙ? عِÙ?Ù?دÙ? اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ِ صِدÙ?ِÙ?Ù?Ù?ا Ù?Ù? Ø¥Ù?Ù?Ù? اÙ?Ù?Ù?Ù?ذِبÙ? Ù?Ù?Ù?Ù?دِÙ? Ø¥Ù?Ù?Ù? اÙ?Ù?فُجُÙ?رِ Ù?Ù? Ø¥Ù?Ù?Ù? اÙ?Ù?فُجُÙ?رÙ? Ù?Ù?Ù?Ù?دِÙ? Ø¥Ù?Ù?Ù? اÙ?Ù?Ù?Ù?ارِ Ù?Ù? Ø¥Ù?Ù?Ù? اÙ?رÙ?Ù?جُÙ?Ù? Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?ذِبُ Ø­Ù?تÙ?Ù?Ù? Ù?ُÙ?Ù?تÙ?بÙ? عِÙ?Ù?دÙ? اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ِ Ù?Ù?ذÙ?Ù?ابÙ?ا

Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır.             

Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.

20
Ù?اÙ? تُÙ?Ù?ارِ أخÙ?اÙ?Ù? Ù?Ù?Ù?اÙ? تُÙ?Ù?ازِحÙ?Ù?ُ Ù?Ù?Ù?اÙ? تÙ?عِدÙ?Ù?ُ Ù?Ù?Ù?Ù?عِدÙ?Ø©Ù? فÙ?تُخÙ?Ù?ِفÙ?Ù?ُ

(Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.

Tirmizî, Birr, 58.

21
تÙ?بÙ?سÙ?ُÙ?ُÙ?Ù? فِÙ? Ù?Ù?جÙ?Ù?ِ أخِÙ?Ù?Ù? Ù?Ù?Ù?Ù? صÙ?دÙ?Ù?Ù?Ø©Ù? Ù?Ù?Ø£Ù?Ù?رُÙ?Ù? بِاÙ?Ù?Ù?Ù?عÙ?رُÙ?فِ Ù?Ù? Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?ُÙ?Ù? عÙ?Ù?ِ اÙ?Ù?Ù?ُÙ?Ù?Ù?Ù?رِ صÙ?دÙ?Ù?Ù?Ø©Ù? Ù?Ù?إِرÙ?Ø´Ù?ادُÙ?Ù? اÙ?رÙ?Ù?جُÙ?Ù? فِÙ? أرÙ?ضِ اÙ?ضÙ?Ù?Ù?اÙ?Ù?ِ Ù?Ù?Ù?Ù? صÙ?دÙ?Ù?Ù?Ø©Ù? Ù?Ù?إِÙ?Ù?اطÙ?تُÙ?Ù? اÙ?Ù?Ø­Ù?جÙ?رÙ? Ù?Ù?اÙ?Ø´Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù? Ù?Ù?اÙ?Ù?عÙ?ظÙ?Ù?Ù? عÙ?Ù?ِ اÙ?Ø·Ù?Ù?رِÙ?Ù?ِ Ù?Ù?Ù?Ù? صÙ?دÙ?Ù?Ù?Ø©Ù?

(Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.

Tirmizî, Birr, 36.

22
إِÙ?Ù?Ù? اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù? Ù?اÙ? Ù?Ù?Ù?Ù?ظُرُ إِÙ?Ù?Ù? صُÙ?Ù?رِÙ?ُÙ?Ù? Ù?Ù?Ø£Ù?Ù?Ù?Ù?اÙ?ِÙ?ُÙ?Ù? Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?ِÙ?Ù? Ù?Ù?Ù?Ù?ظُرُ إِÙ?Ù?Ù? Ù?ُÙ?ُÙ?بِÙ?ُÙ?Ù? Ù?Ù?أعÙ?Ù?Ù?اÙ?ِÙ?ُÙ?Ù?

Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.

Müslim, Birr, 33; â?¹bn Mâce, Zühd, 9;

Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.

23
رِضÙ?Ù? اÙ?رÙ?Ù?بÙ?ِ فÙ? رِضÙ?Ù? اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?اÙ?ِدِ Ù?Ù?سÙ?Ø®Ù?طُ اÙ?رÙ?Ù?بÙ?ِ فÙ? سÙ?Ø®Ù?طِ اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?اÙ?ِدِ

Allah ın rızası, anne ve babanın rızasındadır.

Allah ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.

Tirmizî, Birr, 3.

24
Ø«Ù?Ù?اÙ?ثُ دÙ?عÙ?Ù?Ù?اتٍ Ù?ُسÙ?تÙ?جÙ?ابُ Ù?Ù?Ù?ُÙ?Ù?Ù? Ù?اÙ? Ø´Ù?Ù?Ù?Ù? فِÙ?Ù?ِÙ?Ù?Ù?:

دÙ?عÙ?Ù?Ù?ةُ اÙ?Ù?Ù?Ù?ظÙ?Ù?ُÙ?Ù?ِØ? Ù?Ù?دÙ?عÙ?Ù?Ù?ةُ اÙ?Ù?Ù?ُسÙ?افِرِ Ø? Ù?Ù?دÙ?عÙ?Ù?Ù?ةُ اÙ?Ù?Ù?Ù?اÙ?ِدِ Ù?ِÙ?Ù?Ù?Ù?دِÙ?ِ

Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir:

Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası.

İbn Mâce, Dua, 11.

25
Ù?Ù?ا Ù?Ù?Ø­Ù?Ù?Ù? Ù?Ù?اÙ?ِدÙ? Ù?Ù?Ù?Ù?دÙ?ا Ù?ِÙ?Ù? Ù?Ù?Ø­Ù?Ù?ٍ Ø£Ù?فÙ?ضÙ?Ù?Ù? Ù?ِÙ?Ù? أدÙ?بٍ Ø­Ù?سÙ?Ù?ٍ

Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir

hediye veremez.

Tirmizî, Birr, 33.

26
  خِÙ?Ù?ارُÙ?ُÙ?Ù? خِÙ?Ù?ارُÙ?ُÙ?Ù? Ù?ِÙ?ِسÙ?ائِÙ?ِÙ?Ù?

Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır.

Tirmizî, Radâ , 11; â?¹bn Mâce, Nikâh, 50.

27
Ù?Ù?Ù?Ù?س Ù?ِÙ?Ù?Ù?ا Ù?Ù?Ù?Ù? Ù?Ù?Ù?Ù? Ù?Ù?رÙ?Ø­Ù?Ù?Ù? صÙ?غِÙ?رÙ?Ù?Ù?ا Ù?Ù?Ù?ُÙ?Ù?Ù?Ù?ِرÙ? Ù?Ù?بِÙ?رÙ?Ù?Ù?ا

Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı

göstermeyen bizden değildir.

Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66.

28
Ù?Ù?افِÙ?ُ اÙ?Ù?Ù?Ù?تِÙ?Ù?ِ Ù?Ù?Ù?ُ Ø£Ù?Ù? Ù?ِغÙ?Ù?Ù?رِÙ?ِ Ø£Ù?Ù?ا Ù?Ù? Ù?ُÙ?Ù? Ù?Ù?Ù?Ù?اتÙ?Ù?Ù?Ù?ِ فÙ?ِ اÙ?Ù?جÙ?Ù?Ù?Ù?ةِ Ù?Ù?أشÙ?ارÙ? بِاÙ?سÙ?Ù?بÙ?Ù?ابÙ?ةِ Ù?Ù?اÙ?Ù?Ù?ُسÙ?Ø·Ù?Ù?

Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız buyurmuştur.

Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.

29
اِجÙ?تÙ?Ù?ِبُÙ?ا اÙ?سÙ?Ù?بÙ?عÙ?  اÙ?Ù?Ù?ُÙ?بِÙ?Ù?اتِ Ù?Ù?اÙ?ُÙ?ا Ù?Ù?ا رÙ?سُÙ?Ù?Ù? Ù?Ù?Ù?ِ Ù?Ù?Ù?Ù?ا Ù?ُÙ?Ù?Ù? Ù?Ù?اÙ?Ù?: اÙ?Ù?Ø´Ù?ِرÙ?Ù?ُ بِاÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ِ Ù?Ù?اÙ?سÙ?ِحÙ?رُ Ù?Ù? Ù?Ù?تÙ?Ù?ُ اÙ?Ù?Ù?Ù?فÙ?سِ اÙ?Ù?Ù?تِÙ? Ø­Ù?رÙ?Ù?Ù?Ù? اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ُ Ø¥Ù?اÙ?Ù? بِاÙ?Ù?Ø­Ù?Ù?Ù?ِ Ù?Ù?Ø£Ù?Ù?Ù?ُ اÙ?رÙ?ِبÙ?ا Ù?Ù?Ø£Ù?Ù?Ù?ُ Ù?Ù?اÙ?ِ اÙ?Ù?Ù?Ù?تِÙ?Ù?ِ Ù?Ù?اÙ?تÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?ِÙ? Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù? اÙ?زÙ?Ù?Ø­Ù?فِ Ù?Ù?Ù?Ù?ذÙ?فُ اÙ?Ù?Ù?ُحÙ?صÙ?Ù?Ù?اتِ اÙ?Ù?غÙ?افِÙ?اÙ?تِ اÙ?Ù?Ù?ُؤÙ?Ù?ِÙ?Ù?اتِ

(İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah a şirk koşmak, sihir, Allah ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.

Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144.

30
Ù?Ù?Ù?Ù? Ù?Ù?اÙ?Ù? Ù?ُؤÙ?Ù?ِÙ?ُ بِاÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ِ Ù?Ù?اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?ِ اÙ?آخِرِ فÙ?Ù?اÙ? Ù?ُؤÙ?ذِ جÙ?ارÙ?Ù?ُ Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù? Ù?Ù?اÙ?Ù? Ù?ُؤÙ?Ù?ِÙ?ُ بِاÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ِ Ù?Ù?اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?ِ اÙ?آخِرِ فÙ?Ù?Ù?Ù?ُÙ?Ù?رِÙ?Ù? ضÙ?Ù?Ù?فÙ?Ù?ُ Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù? Ù?Ù?اÙ?Ù? Ù?ُؤÙ?Ù?ِÙ?ُ بِاÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ِ Ù?Ù?اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?ِ اÙ?آخِرِ فÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?ُÙ?Ù? Ø®Ù?Ù?Ù?رÙ?ا Ø£Ù?Ù? Ù?ِÙ?Ù?صÙ?Ù?ُتÙ?

Allah a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.

Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.

31
Ù?Ù?ا زÙ?اÙ?Ù? جِبÙ?رِÙ?Ù?ُ Ù?ُÙ?صِÙ?Ù?ِÙ? بِاÙ?Ù?جÙ?ارِ Ø­Ù?تÙ?Ù?Ù? ظÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?تُ Ø£Ù?Ù?Ù?Ù?ُ سÙ?Ù?ُÙ?Ù?رÙ?ِثُÙ?ُ

Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki;

ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.

Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141.

32
اÙ?Ù?سÙ?Ù?اعِÙ? عÙ?Ù?Ù?Ù? اÙ?أرÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ةِ Ù?Ù?اÙ?Ù?Ù?ِسÙ?Ù?ِÙ?Ù?ِ Ù?Ù?اÙ?Ù?Ù?ُجÙ?اÙ?ِدِ فِÙ? سÙ?بِÙ?Ù?ِ اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ِ

Ø£Ù?ِ اÙ?Ù?Ù?Ù?ائِÙ?ِ اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù? اÙ?صÙ?Ù?ائِÙ?ِ اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?ارÙ?

Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden

veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle

geçiren kimse gibidir.

Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41;

Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78.

33
Ù?ُÙ?Ù?ُ ابÙ?Ù?ِ آدÙ?Ù?Ù? Ø®Ù?Ø·Ù?Ù?اءÙ? Ù?Ù?Ø®Ù?Ù?Ù?رُ اÙ?Ù?Ø®Ù?Ø·Ù?Ù?ائِÙ?Ù?Ù? اÙ?تÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?ابُÙ?Ù?Ù?

Her insan hata eder.

Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.

Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.

34
عÙ?جÙ?بÙ?ا Ù?Ø£Ù?Ù?رِ اÙ?Ù?Ù?ُؤÙ?Ù?ِÙ?ِ إِÙ?Ù?Ù? Ø£Ù?Ù?رÙ?Ù?ُ Ù?ُÙ?Ù?Ù?Ù?ُ Ø®Ù?Ù?Ù?رÙ? Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?س ذÙ?اÙ?Ù? Ù?أحÙ?دٍ  إِÙ?اÙ?Ù? Ù?ِÙ?Ù?Ù?ُؤÙ?Ù?ِÙ?ِ: إِÙ?Ù? أصÙ?ابÙ?تÙ?Ù?ُ سÙ?رÙ?Ù?اءُ Ø´Ù?Ù?Ù?Ù?رÙ? فÙ?Ù?Ù?Ù?اÙ?Ù? Ø®Ù?Ù?Ù?رÙ?ا Ù?Ù?Ù?ُ Ù?Ù?إِÙ?Ù? أصÙ?ابÙ?تÙ?Ù?ُ ضÙ?رÙ?Ù?اءُ صÙ?بÙ?رÙ? فÙ?Ù?Ù?Ù?اÙ?Ù? Ø®Ù?Ù?Ù?رÙ?ا Ù?Ù?Ù?ُ

Mü minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir  darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.

                  Müslim, Zühd, 64; Dârim , Rikâk, 61.

35
Ù?Ù?Ù?Ù? غÙ?Ø´Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?ا فÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?س Ù?ِÙ?Ù?Ù?ا

Bizi aldatan bizden değildir.

Müslim, Îmân, 164.

36
Ù?اÙ? Ù?Ù?دÙ?خُÙ?ُ اÙ?Ù?جÙ?Ù?Ù?Ù?Ø©Ù? Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?اÙ?Ù?

Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe) 

cennete giremezler.

Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.

37
أعÙ?طُÙ?ا اÙ?أجِÙ?رÙ? أجÙ?رÙ?Ù?ُ Ù?Ù?بÙ?Ù?Ù? Ø£Ù?Ù? Ù?Ù?جِفÙ?Ù?  عÙ?رÙ?Ù?ُÙ?ُ

İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz.

İbn Mâce, Ruhûn, 4.

38
Ù?Ù?ا Ù?ِÙ?Ù? Ù?ُسÙ?Ù?ِÙ?ٍ Ù?Ù?غÙ?رِسُ غÙ?رÙ?سÙ?ا Ø£Ù?Ù? Ù?Ù?زÙ?رÙ?عُ زÙ?رÙ?عÙ?ا فÙ?Ù?Ù?Ù?Ø£Ù?ُÙ?ُ Ù?ِÙ?Ù?Ù?ُ

Ø·Ù?Ù?Ù?رÙ? Ø£Ù?Ù? إِÙ?Ù?سÙ?اÙ?Ù? Ø£Ù?Ù? بÙ?Ù?ِÙ?Ù?Ù?Ø©Ù? إِÙ?اÙ?Ù? Ù?Ù?اÙ?Ù? Ù?Ù?Ù?ُ بِÙ?ِ صÙ?دÙ?Ù?Ù?Ø©Ù?

Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.

Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.

39
إِÙ?Ù?Ù? فِÙ? اÙ?Ù?جÙ?سÙ?دِ Ù?ُضÙ?غÙ?Ø©Ù? إِذÙ?ا صÙ?Ù?Ù?Ø­Ù?تÙ? صÙ?Ù?Ù?Ø­Ù? اÙ?Ù?جÙ?سÙ?دُ Ù?ُÙ?Ù?ُÙ?ُ

Ù?Ù?إِذÙ?ا فÙ?سÙ?دÙ?تÙ? فÙ?سÙ?دÙ? اÙ?Ù?جÙ?سÙ?دُ Ù?ُÙ?Ù?ُÙ?ُ Ø£Ù?اÙ? Ù?Ù?Ù?ِÙ?Ù? اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù?بُ

İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.

Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.

40
اِتÙ?Ù?Ù?ُÙ?ا اÙ?Ù?Ù?Ù?Ù?Ù? رÙ?بÙ?Ù?Ù?Ù?ُÙ?Ù? Ù?Ù?صÙ?Ù?Ù?ُÙ?ا Ø®Ù?Ù?Ù?سÙ?Ù?Ù?ُÙ?Ù? Ù?Ù?صُÙ?Ù?ُÙ?ا Ø´Ù?Ù?Ù?رÙ?Ù?ُÙ?Ù? Ù?Ù?أدÙ?ُÙ?ا زÙ?Ù?Ù?اةÙ? Ø£Ù?Ù?Ù?Ù?اÙ?ِÙ?ُÙ?Ù? Ù?Ù?أطِÙ?عُÙ?ا ذÙ?اأÙ?Ù?رِÙ?ُÙ?Ù? تÙ?دÙ?خُÙ?ُÙ?ا جÙ?Ù?Ù?Ù?Ø©Ù? رÙ?بÙ?ِÙ?Ù?ُÙ?Ù?

Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz.

Tirmizî, Cum a, 80.

 

40 HADİS

|