Öğretmence

Öğretmen Bloğu

İlgi Gören Bebekler Daha Uyanık Oluyor

İlgi Gören Bebekler Daha Uyanık Oluyor
Çocuğu ile ilişkileri kopuk annelerin dünyaya getirdikleri bebeklerin büyüme geriliği gösterdiği, sürekli göz ve ten teması ile ilgi içinde büyütülen bebeklerin ise diğerlerine göre daha aktif ve uyanık oldukları belirtildi.
Uzmanlar,masajın bebeğin aktif hale gelmesi ve rahatlamasında büyük önemi olduğunu belirtiyor. Bursa Dörtçelik Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. İsmail Özcan, son yıllarda bebeklerde masajın tedavi amaçlı kullanımı üzerine araştırmalar yapıldığını hatırlatarak,`Bebeklerin sıkça kucaklanmasının solunumu ve dolaşımı uyardığı, zayıf ve düzensiz solunumun düzelmesine katkıda bulunduğu yönünde araştırmalar bulunuyor.` dedi. Vücut teması ve masajın hayat kalitesini artırdığını aktaran Uz. Dr. Özcan, çocuğu ile ilişkileri kopuk annelerin bebeklerinin büyüme geriliği gösterdiğini kaydetti. Masaj yapmanın bebeğin kolay kilo almasına imkan sağladığını vurgulayan Özcan şöyle devam etti: `Belli bir süre masaj yapılan ve yalnızca beşikte sallanan bebekler karşılaştırıldığında masaj uygulananların daha aktif,daha uyanık oldukları, daha az ağladıkları görülmüştür. Daha fazla kilo aldıkları ve kolay uykuya daldıkları gözlenmiştir.` Adem Elitok,

Kaynak:www.haberalan.com

İlgi Gören Bebekler Daha Uyanık Oluyor

Siz Bakar mıydınız?

SİZ BAKAR MIYDINIZ?

Bir öğretim görevlisi,derste öğrencileriyle yaşlılık ve özelliklerinden konuşuyordu.
Daha sonra şöyle devam  etti:
Şimdi size birinden söz edeceğim ve bu insanın bakımını düşünür müsünüz diye soracağım.
`Kendisi ne konuşuyor,ne de söylenenlere tepki veriyor.Bazen saatlerce anlaşılmaz,sözler geveliyor.
Zaman,yer ya da kişi kavramı yok.Yalnız nasıl oluyorsa kendi adı söylendiğinde tepki veriyor.
Son altı aydır onun yanındayım.Ne görünüşü için bir çaba sarfediyor,ne de bakımı yapılırken yardımcı oluyor.
Onu hep başkaları besliyor,yıkıyor,giydiriyor.Dişleri yok,yiyeceklerinin püre halinde verilmesi gerek.Gömleği salyalarıyla dolu,lekeler içinde,yürümüyor,uykusu düzensiz.Gece yarısı uyanıp çığlıklarıyla herkesi uyandırıyor.Çoğu zamanmutlu ve sevecen,fakat ortada bir sebep yokken sinirleniyor.Biri gelip onu yatıştırana kadar feryat figan bağırıyor.`

Evet anlatmaya çalıştığım  kişi bu,şimdi aranızdan bu kişinin bakımını üstlenmek isteyen var mı? diye sorar.Öğrencileden istekli çıkmaz.
Öğretim görevlisi oysa kendisinin bunu zevkle yaptığını söyleyerek ,sıraların arasında dolaşmaya başlar.Elindeki fotoğrafı göstermektedir onlara.Fotoğraf kendisinin altı aylık olan kızıdır.

Yoruma gerek var mı?
Yaşamın içinde önyargılarımız ve……

                                                    sevgiyle kalın…

Siz Bakar mıydınız?

Silahsız Çocuklar Yetiştirmek

Silahsız Çocuklar Yetiştirmek Mümkün

Oyuncakçılara göre anne babalar artık daha az oyuncak silah alıyor. Ya çocuklar ısrar ederse? Doç. Dr. Karakaya: `Çekişmeye dönüştürmeden alternatif üretin. Önemli olan çocuğa silahsız da var olabileceğini benimsetmek. Barışcıl sorun çözme becerilerini edinmeleri önemli`
`Öyle çaresiz kaldım ki; oğlum oyuncak silah almak için tutturdu. Ben de mecburen alıyorum.`
36 yaşındaki Bilgin Uslu, bireysel silahlanmaya karşı. Altı yaşındaki oğlu Can için oyuncak silahı uygun görmüyor, ama birkaç defa almak zorunda kalışını böyle anlatıyor.
Kocaeli Üniversitesi öğretim üyesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Işık Karakaya, oyuncak silahların, çocuklarda silahla güç arasında bir bağ kurulmasına neden olduğunu, aynı zamanda hep oğlan çocuklara alındığı için silahın `erkeklik`le bağı olduğuna dair bir mesaj verdiğini anlatıyor.
Bu nedenlerle, oyuncak silahlar bireysel silahlanma kültürünün yeniden üretilmesinde bir faktör olabiliyor.
Oyuncakçılar: Aileler artık daha az oyuncak silah alıyor
Dünyada oyuncak piyasasının büyüklüğü yaklaşık 55 milyar dolar. Türkiye`deyse yaklaşık 500 milyon dolar. Oyuncakçılar Derneği`ne göre, Türkiye`de çocuk başına düşen oyuncak harcaması 5-6 dolar arasında.
Oyuncak satıcısı Ali Şenkoğlu, kız çocuklara bebek, oğlan çocuklara araba alındığını anlatıyor. Oyuncak silahlarınsa en az satan tür olduğunu söylüyor. Yaklaşık 30 yıldır oyuncakçılık yapan Şenkoğlu`na göre, anne babalar artık daha az oyuncak silah alıyorlar.
`Doğrudan çocukları oyuncak silaha yönlendiren babalar var. Silahları daha çok çocuklar istiyor. O da karşılarında görünce. Kararıysa ağırlıkla babalar veriyor. Anneler genellikle oyuncak silah satın almak istemiyorlar.`
Bir başka oyuncakçı, Murat Koyuncu da bu bilgileri doğruluyor. Çocukları çok istese de oyuncak silah almayan anne babaların sayısının arttığını gözlemiş. Satışları içinde onda birin altında payı olan oyuncak silahların daha çok 3-7 yaş arasındaki oğlan çocuklarına alındığını söylüyor.
Aysel Yılmaz, 42 yaşında bir öğretmen. Dokuz yaşındaki kızı Aslı`ya hiç oyuncak silah alıp almadığı sorulduğunda `Ne münasebet` diyor. 14 yaşındaki oğlu Ege`ye bir kez almak zorunda kalmış; bir kere de hediye gelmiş. `Altı yedi yaşındayken bunlarla çok oynardı, ama sorunumuz olmadı. Ege şiddetsiz büyüdü. Şimdi silahın öldürücü, olumsuz bir şey olduğunu biliyor` diye anlatıyor.
`Çocukları yönlendirebilirsiniz, ama çekişmeyin`
Karakaya, oyuncak silah isteyen çocukları alternatiflere yönlendirmeyi öneriyor. `Evet silah da alabilirsin, ama şu oyuncak da ilgini çekmez mi` diye sormanın ya da hamur oyuncaklar türü oyuncakları göstererek `İstersen bunlarla birlikte bir şey yaratabiliriz` demenin yararlı olabileceğini söylüyor.
Ama bir uyarısı var: `Bunu sadece bir alternatif sunmakla sınırlandırmakta yarar var. Çekişmeye dönüştürmemek gerek` diyerek yasaklamanın ters tepebileceğine dikkat çekiyor.
`Önemli olan çocuğa silahsız da var olabileceğini hissettirmek`
Karakaya, silah-güç-erkeklik bağını kuranın yalnızca oyuncak silahlar olmadığını, çevredeki şiddetin ve medyadaki yayınların da bunu beslediğini vurguluyor.
`Birçok çizgi filmde, dizide, filmde Kurtlar Vadisi`ni anımsayın- kimlikler güç, silahlanma üzerine kurulu. Önemli olan, bunların çocuklar tarafından yanlış anlaşılmasını önlemek. Aslında gördüklerinin olmaması gereken şeyler olduğu, sadece filmlerde ilgi çekmek için yapıldığını anlatmak gerek. Önemli olan, çocuğa silaha ihtiyaç duymadan da var olabileceğini, güçlü olabileceğini hissettirmek, benimsetmektir.`
Peki, silahı çocuklara nasıl anlatmalı? Karakaya, `Silahın sadece korunma amaçlı kullanılan bir materyal olduğunu, onun da güvenlik güçleri tarafından kullanılması gerektiğini anlatmakta yarar var. Özellikle okul öncesi ve erken okul dönemindeki çocuklara `Bizim evimizde silah yok, bizi güvenlik güçleri koruyor` mesajını vermek önemli. Evde silah zaten olmamalı, ama varsa çocuğu bundan hiç haberdar etmemek gerek` diyor.
Şiddetli kahramanlar, şiddetli bilgisayar oyunları
Oyuncakçılar, sorduğumuzda, dikkat çekici bir şey de söylüyorlar: Çok satan oyuncaklar arasında çizgi filmlerin ve çocuk dizilerinin sorunları güçle çözen kahramanlarının modelleri çoğunlukta: Örümcek adam, Action men, Şimşek Mcqueen ve Power Rangers gibi. Aralarında bu duruma ters tek figür Kare Pantolonlu Sünger Bob.
Selim Tarık kendi deyişiyle, 41 yaşında bir `beyaz yakalı`. 12 yaşındaki oğlu Erdim`in hiç oyuncak silahı olmadığını söylüyor. Ama şu an silah ve şiddet içeren bilgisayar oyunları oynuyor. `Bazen onu uzak tutmak için çeşitli numaralar yapmak zorunda kalıyorum, ama bu daha çok bilgisayar başında daha az kalmasını sağlamak için` diyor. `Bazen birlikte de oynuyoruz, ben de zevk alıyorum. Bence bunun bir oyun olduğunun farkında olduğu sürece sorun yok.` Erdim`in iki yıldır gitar çalıyor olmasını örnek gösteriyor. `Şimdi aklı fikri okulda kurdukları müzik grubunda. Eskisi kadar oyun oynamıyor.`
Karakaya, bu durumun yaygınlığına dikkat çekiyor. `Çocukların oyunlarına katılıp oyunu daha eğlenceli hale getirmek önemli. Çocuklar kullandıkları materyalle, oyunlarla şiddeti öğreniyor olabilir. Onlara eşlik edip uygun olmayan yerlerde sözel müdahalede bulunmak önemli. Ama `oynamıyorsun` deyip yasaklamak yanlış. Çünkü bir şekilde bu oyunlara ulaşabiliyorlar. Önemli olan oyunla gerçek hayatın farkını hissettirmek.`
`Barışçıl sorun çözme becerisi önemli`
Karakaya çevrede şiddet öğelerinin yoğunluğu karşısında şiddetsiz, barışçıl model olabilmenin önemine değiniyor. Bireysel silahlanmanın faktörlerinden birinin toplumdaki şiddet kültürü, çatışmacı ve suçlayıcı dil olduğuna dikkat çekiyor.
`Çocuklar temel bütün sosyal becerileri aile içinde alıyorlar. Özellikle okul öncesinde. Anne babalar uygun model olabilirlerse, diğer toplumsal olaylarda karşılarına çıkan örnekler sadece birer örnek olarak kalır. Ama evde zaten şiddet varsa, `silah kötüdür` demek bir işe yaramıyor.`
Çocuklarla yaşanacak uzlaşmazlıklarda bu yöntemin nasıl uygulanabileceğine dair önerisiyse şöyle:
`Her şeyden önce sorunu anlamaya çalışın. Öfkeyle yanıt vermeden, şiddete başvurmadan önce anlamaya çalışmak, belki mola vermek, çocukla birlikte düşünerek, ona da sorarak alternatif üretmeye çalışmak uygun.`
Ardından barışçıl ve şiddetsiz sorun çözme eğitimlerinin önemine değinen Karakaya, `Özellikle bir yandan kimlik arayışında olan ergen gruplarla bu konuda çalışmakta yarar var. Bu eğitimler öfke kontrolü ve sorun çözme becerileri edinmelerinde çok yararlı olabilir` diyor. (TK)
Kaynak:www.bianet.org

Silahsız Çocuklar Yetiştirmek

Gelen Arama Terimleri:

  • Silahsız Çocuklar Yetiştirmek Mümkün

BEBEK BÜYÜTÜRKEN YAPILAN 20 HATA

                 BEBEK BÜYÜTÜRKEN YAPILAN 20 HATA

       
        1-EYVAH SÜTÜM YETMİYOR,MAMA VERMELİYİM:Annelerin en çok endişelendikleri konulardan biri,bebeğin aç kalma ihtimali.Bu nedenle bebeklerin çoğu gereksiz yere mamayla besleniyor.Oysa anneler sütünün yetip yetmediğini bebeğinin çişini takip ederek  anlayabilir.24 saatte en az 5-6 kez bezini ıslatan bebek,anne sütüyle doyuyor demektir.Anne sütü yetersizliğine ancak bir çocuk hastalıkları uzmanı karar verebilir.Tavsiyesine göre mama takviyesine başlanabilir.
         2-ŞEKERLİ SU SARILIĞA İYİ GELİR:Oysa bebeğin beslenmesinde şekerli suyun yeri yoktur.
         3-DONDURMA HASTA EDER:Tüm çocukların sevdiği ve yararlı bir besindir.Yalayarak yenmeli,yanında su içirilmelidir.
         4-GÜRBÜZ ÇOCUK SAĞLIKLI OLUR:Oysa dengeli beslenen çocuk zayıf da olsa sağlıklıdır.Yemek konusunda çocuklar asla zorlanmamalıdır.
         5-ÇOCUK SICAK HAVAYI SEVER:Çocuklar her zaman terlemeyecekleri şekilde giydirilmeli.Üşüyecek diye çok giydirmek,sarıp sarmalamak,terlemesine ,hastalanmasına neden olur.
         6-FAZLA HAREKET EDERSE TERLER-HASTA OLUR:Hayır.`artık yerine  otur,`demek,hantal-mutsuz çocuklar demektir.metabolizma hızı azalır,kilo almaya başlar. Hareketi kısıtlamaktansa,spora yönlendirmekte yarar vardır.
         7-ÇOCUĞUM İKİ YAŞINA GELDİ,ARTIK BEZİ BIRAKMALIYIM:İki yaş çiş eğitimini vermek için başlangıç yaşıdırÇocuk bu sırada zorlanmamalı,kızılmamalı,sabırlı olunmalıdır.
         8-ŞAŞILIK BÜYÜYÜNCE GEÇER:Çocuklarda bir yaşına kadar şaşılık fizyolojiktir,normal kabul edilir.Bundan sonra düzelmeyen şaşılıklar için mutlaka doktora başvurulmalı,
         9-USLU DURDU,HAMBURGERİ HAKETTİ:Ödüllendirmede fast-food yiyecekler yerine başka yararlı tercihler bulunmalı.
         10-AĞLADI,KUCAĞIMA ALAYIM: Sadece  alıştırmamak için  kucağa almamak,çocuğun güvensiz,mutsuz olmasına yol açacaktır.Ancak her ağladığında kucağa almak da çözüm değil.Bu denge iyi kurulmalı.Yanına yaklaşmak,ten temasında bulunmak,şarkı ya da ninni söylemek,karnını okşamak denenebilir.
          11-DAHA ÇOK KÜÇÜK,YALNIZ YATARSA KORKAR:Genellikle 6 aydan sonra ayrı oda önerilir.
          12-BÜYÜKBABAN UZAĞA GİTTİ,GERİ GELECEK:Çocukların ölümü anlamaları zordur.Ancak yine de ölen kişinin geri geleceği söylenmemeli,çocuk bir beklentiye sokulmamalı,doğruyu söyleyerek anlatılmalıdır.
           13-ÇOK GAZ YAPIYOR,SÜT İÇMESİN:Çocuklarda bir yaşından önce inek sütü kullanılmamalı.bir yaşından sonra günlük süt tüketimi 400 cc yi geçmemeligaz yapıyorsa piyasada bulunan laktaz sız süt verilebilir.Ancak çözüm süt vermemek olmamalı.
           14-   AYAKTA SALLAYINCA HEMEN UYKUYA DALIYOR: Çocuğu sallayarak uyutmak tıbben önerilmiyor. Ancak halk arasında ayakta sallama en çok kullanılan yöntem. Çocuk; hafif tarzda ve sarsmayacak şekilde sallanırsa tahribatlara yol açmaz.

           15-   FAZLA BANYO YAPARSA ÜŞÜTÜR: Çocuklar banyo yapmaktan hasta olmaz. Yazın her gün, kışın ise hafta üç kez banyo yapılması önerilir.

           16-   SIFIRA VURDURURSAK SAÇLARI GÜRLEŞİR: Bu inanışın tıbben hiçbir geçerliliği yoktur!

           17-   PUDRA İSİLİĞE İYİ GELİR: Pudranın isiliğe iyi geldiği yanlış bir düşünce değildir. Ancak toz pudralar yerine sulu pudralar seçilmeli. İsiliğin en iyi tedavi şekli ise çocuğu sık sık yıkamaktır.

           18-   BOL BOL GÜNEŞLENİRSE KEMİKLERİ GÜÇLENİR: Çok fazla güneşe maruz kalmak kemikleri güçlendirir mantığı tam olarak doğru değil. Zararlı ışınlarından etkilenmemek için güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde çocuğunuzu güneşe çıkarmayın. Güneşe çıkarken de mutlaka yüksek koruma faktörlü güneş losyonları ve kremleri sürün.

          19-   BİBERON VE EMZİĞİ ÇOK SEVİYOR: Biberon ve emzik hiçbir çocuğa önerilmiyor. Biberon; bebekte meme başı şaşkınlığı na yol açıyor ve anne göğsünden soğutuyor. Mamayla beslenmek zorunda kalan bebeklerde, biberon en geç 2 yaşında bırakılmalı. Emzik de, damak yapısını bozabiliyor ve çocuğun enfeksiyon kapmasına yol açabiliyor   
                                                                                                                                       20-   FİTİL VEREYİM RAHATLASIN: Çok zorda kalmadan ve doktor tavsiyesi olmadan ne fitil ne de ilaç kullanılmalı

KAYNAK:
Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı Uzmanı Dr. Feyza Çivici Gümüş

BEBEK BÜYÜTÜRKEN YAPILAN 20 HATA