Anlatacağım olay lise2. Sınıfta başımdan geçti. Biz lise2 de seçmeli olarak tarih dersi alıyorduk. Sayısal öğrencileriydik. Dersler geçiyor bir yandan fakat hoca bizimle pek fazla ilgilenmiyordu sadece dersini anlatıp gidiyordu. Öğrenip öğrenmemiz onu pek fazla ilgilendirmiyor gibiydi. Dersini anlatıp çıkar giderdi. Bizi hiç derse katmaz kitaptan okur geçerdi. Öğretmenimiz böyle davrandığı için ve zaten sayısal öğrencisi olduğumuz için bizde tarih dersiyle ilgilenmemeye başladık. Nasıl olsa bir şekilde geçeriz diyorduk. Aradan günler geçti ve bizim 1. sınav vaktimiz geldi. Herkes boş verelim, çalışmayalım, nasıl olsa kopya çeker geçeriz düşüncesinde ama yinede hocanın bu konuda ne yapacağını bilmediğimizden birazda korkuyorduk. Neyse sınav günü geldi. Herkes kopyasını hazırlamış, çalışan çalışmış, onlar çalışmayanların ortalarına yerleştirilmiş vaziyette sınıfa yerleştik. Hoca kâğıtlarımız dağıttı ve sınav başladı. Biz başladık sınava. Baktık hoca kopya çekmeye bir şey demiyor. Sadece kitap açan arkadaşların kitabını alıyor ve masasına koyuyor. Sınav bitti aradan zaman geçti sınavlar açıklanacak. Tabi bizde bir heyecan var. Sonuçta hocanın kopya muamelesi yapıp yapmadığını bilmiyoruz ve merakla notlarımızın açıklanmasını bekliyoruz. Notlarımız açılandı ve hepimiz çok yüksek puanlar almıştık. Sonra biz sınıfça olayı abartıp son sınavımızda yan sınıftan onların kitaplarını alıp sıranın altına dizdik. Hoca birini aldığında biz diğerini çıkartıp ondan devam ediyorduk kopya çekmeye. Yani biz lise 2 deki tarih dersini bu şekilde geçmiş olduk.
OLUMSUZ ÖĞRETMEN DAVRANIŞI:
Öğretmenin öğrencileri derse motive etmesi gerekirdi. Öğrencilerle hiç ilgilenmemesi onların sayısal oldukları için derse karşı zaten olmayan ilgileri azalttı ve öğrenciler dersi öğrenilmesi gereken bir ders olarak değil sadece geçilmesi ve kurtulunması gereken bir ders olarak bakmaya başladılar.
Öğrencilerin kopya çekmesine tolerans tanınması onları dersi çalışmaya itmek yerine yeni yöntemler geliştirmeye yöneltti. Ve hiçbir öğrenci dersi çalışmadan dersle ilgilenmeden o dersi geçti.
OLUMSUZ ÖĞRENCİ DAVRANIŞI:
Öğrencilerin kopya çekmesi olumsuz bir davranış.
BEN OLSAYDIM:
Her şeyden önce bir öğretmen dersine ve mesleğine saygı duymalı. Ve bir öğretmen amacı öğrencileri olmalı, onları sevmek ve onları en iyi şekilde eğitmek olmalı. Buradaki öğretmen profilinde ise eğitim değil diğer amaç olan öğretim bile yapılmaya çalışılmıyor. Ben olsam öğrencilerin sayısal olmalarına bakmaksızın onlara tarihi sevdirmek için elimden geleni yapardım. Çünkü eğitim de öğretimde sevgi temellerine dayanır, öğrencilere sevmedikleri bir şeyi öğretmek imkânsızdır. Başta bunlara dikkat edersem zaten öğrencilerin kopya çekmeye çalışacaklarını da sanmıyorum. Çünkü hiç kimse sevdiği bir öğretmene bunu yapmak istemez.

