Öğretmence

Öğretmen Bloğu

Ölümden Sonra Hayat

Allah ezeli ve ebedi bir varlıktır.Başlangıcı ve sonu olmayan tek varlık Allah’tır.
İnsan aklını oldukça zorlayan bu olgu, aslında insanın gerçekten sınırlı ve sonlu bir varlık olduğunun da delili sayılabilir. Bir varlık nasıl bir yerden, geçmişteki bir zamandan başlamamış, hep var olmuş olabilir. Bu durum aynı zamanda bu varlığın hiçbir şeyden maddeden, maddelerin değişiminden, birlişiminden vs. oluşmadığı, bir şeyden doğmadığı, doğurulmadığı, yaratılmadığı anlamına da geliyor. Çünkü alemde hiçbir şey yok iken o hep vardı. İnsan aklını zorlamaya devam ediyor. O varlık hep vardı ve hep var olacak, var olmaya devam edecek. Hiç bitmeyecek akıl almaz bir durum. Evet aklımız almıyor, çünkü fani varlıklar sınırlı varlıklardır. Sınırlı görürler, sınırlı işitirler, sınırlı güce sahiptirler ve sınırlı düşünebilirler. Dolayısıyla insanın, Allah’ın varlığını, sıfatlarıyla anlamaya çalışırken zorlanması, insanın sonlu bir varlık olduğunu ispat eder. Sonlu insan, sonra ne olacak, nereye gidecek, gittiği yerde ne yapacak. Ölüm son değil, başlangıç…Ahiret…

Ahiret, sözlükte “son, sonra olan ve son gün” anlamlarına gelir.
Terim olarak ahiret, İsrafil’in (a.s.) Allah’ın emriyle, kıyametin kopması için sura ilk defa üflemesiyle başlayacak olan ebedi hayata denilir. İsrafil (a.s.) sura ikinci defa üfleyince insanlar diriltilip hesaba çekilecek, sonra dünyadaki iman ve amellerine göre ceza ve mükafat görecek, cennetlikler cennete, cehennemlikler cehenneme girecek ve orada kalacaklardır.
Ahirete iman, iman esaslarından olup genellikle Kur`an`da `el-yevmü`l-ahir` (son gün) şeklinde, Allah`a imanla yan yana zikredilmiştir. Bu da ahiret inancının iman esasları arasında çok önemli olduğunu göstermektedir. Al¬lah`a ve O`nun birer yol gösterici olarak peygamberler gönderdiğine inanmak, insanların sorumlu olduğuna inanmayı da gerekli kılar. İnsandaki sorumluluk duygusu da kişiyi, yaptıklarının karşılığını göreceği ahiret hayatına inanmaya götürür.
Ahirete inanmayan kimse Kur`an ayetlerini inkar ettiği için kafir olur:
`…Kim Allah`ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse o tam manasıyla sapıtmıştır` (en-Nisa 4/136) mealindeki ayet bunu açıkça belirtmektedir.
Kur`an-ı Kerîm`in pek çok ayetinde dünya hayatının geçici, ahiretin ise ebedî olduğu, insanların dünyanın geçici zevklerine ve aldatmacalarına kanmamaları, daha hayırlı ve kalıcı olan ahiret mutluluğunu yakalamaları gerektiği vurgulanmaktadır. Bununla birlikte Kur`an, dünya hayatının da ihmal edilmemesi gerektiğini, çünkü ahiretin dünyada kazanılacağını, ahirette mutlu olmanın, dünyadaki yaşayışa bağlı bulunduğunu ifade etmektedir: `Fakat siz (ey insanlar) ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde dünya hayatını tercih ediyorsunuz` (el-A`la 87/16-17), `…Şüphesiz bu dünya hayatı geçici bir eğlencedir. Ama ahiret, gerçekten kalınacak bir yurttur` (el-Mü`min 40/39), `Allah`ın sana verdiğinden (O`nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu da iste; ama dünyadan da nasibini unutma…` (el-Kasas 28/77).
Kur`an`da ahiret ve ahiret hayatı ile ilgili verilmiş olan pek çok isim vardır. Bu isimlerden bazıları şunlardır: el-yevmü`l-ahir (son gün, ahiret günü), yevmü`l-ba`s (diriliş günü), yevmü`l-kıyame (kıyamet günü), yevmü`d-dîn (ceza ve mükafat günü), yevmü`l-hisab (hesap günü), yevmü`t-telak (kavuşma günü), yevmü`l-hasre (hasret ve pişmanlık günü).
Peygamber Efendimiz`in de ahiret ve halleri ile ilgili pek çok hadisi vardır. Özellikle kıyamet alametleri, kabir hayatı, mahşer, hesap, mîzan, sırat, şefaat, cennet ve cehennemle ilgili çok sayıda hadis bulunmaktadır.
Musa Harun GÜNGÖR

Ölümden Sonra Hayat

Okullarda engelli öğrenci devrimi

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, bütün eğitim yapılarında fiziksel engelli öğrenciler için yapılmasına ihtiyaç duyulan düzenlemeleri genelgeyle açıkladı.
Buna göre, okul bina girişlerinde rampalar inşa edilecek, fiziksel engelli asansörü yapılacak, okul bahçelerinde otopark zincirleri olmayacak.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Bakan Çubukçu, “Fiziksel Engelliler İçin Okul Binalarında Yapılması Gereken Düzenlemeler“ konulu bir genelge yayımladı.

5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu`nun yürürlüğe konulduğunu anımsatan Çubukçu, konunun önemi ve bugüne kadar yapılan uygulamaların izlenmesi sonucunda, Milli Eğitim Bakanlığı`na (MEB) bağlı bütün eğitim yapılarında fiziksel engelli öğrenciler için yapılmasına ihtiyaç duyulan düzenlemelerin bir kez daha açıklanmasının gerekli görüldüğünü belirtti.

Buna göre, bina girişlerinde en fazla yüzde 6 eğimli, serbest genişlikleri en az 152,5 santimetre, yüzeyi kaymayan ve tekerlekli sandalye hareketlerini güçleştirmeyen malzeme ile kaplanmış rampalar inşa edilecek. Her 6 metrede bir dinlenme amaçlı sahanlık yapılacak. Giriş kapıları, menteşeli ve normal açılır kanat olacak, döner veya çarpma kapı yapılmayacak.

Merdiven ve rampalarda, engelli öğrencilerin hareketlerini rahatça sağlayacak tutunma küpeşteleri düzenlenecek, rampanın korumasız kenarlarına koruma bordürü yapılacak. Merdivenlerin basamak yükseklikleri en çok 16 santimetre, genişlikleri en az 28 santimetre olacak. Çıkıntılı uçlu basamak tasarımından kaçınılacak, az görenler için her basamağın ön kenarında farklı renkler kullanılacak.

-FİZİKSEL ENGELLİ ASANSÖRÜ-

Birden fazla katlı eğitim binalarında tekerlekli sandalyedeki engelli öğrenci ve refakatçisi düşünülerek fiziksel engelli asansörü yapılacak. Asansörün işlemleri otomatik ve tehlike alarmı olacak, kabin içinde katları belirten sesli anons sistemi bulunacak.

Elektrik kesilmelerinde akülü acil aydınlatma, otomatik kata getirme sistemi, havalandırma tertibatı ve müdür yardımcısı odası ile telefon bağlantısı olacak. Asansör kabini, elektrik kesintisi veya aksamın arızalanması hallerinde kabinin serbest düşmesini veya kumanda edilemeyen yukarı doğru hareketi engelleyen tertibata sahip olacak.

-DERSLİKLERDEKİ DÜZENLEME-

Genelgeye göre, derslikler tekerlekli sandalyelerin hareketlerine uygun inşa edilecek, derslik zemininde herhangi bir kot farkı oluşturulmayacak, derslik kapıları eşiksiz, dışarıya açılır ve 100 santimetre boşluklu olarak projelendirilecek. Kapı kolları yerden belli yükseklikte, tek ile kavranabilecek ve kullanılabilecek biçimde olacak.

Yazı tahtaları yerden 70 santimetre yükseklikten itibaren monte edilecek. Askıların bir kısmı ihtiyaca göre fiziksel engelli öğrencilerin yetişebileceği yüksekliğe konulacak.

Fiziksel engelli tuvaletleri tekerlekli bir kişinin içeriye girip kapıyı kapatmasına elverişli olacak. Tuvaletin iki yanında tutunma bantları bulunacak, engelliye göre üretilen özel lavabolar takılacak.

-TÖREN ALANINA GİRİŞLER ENGELSİZ OLACAK-

Okullardaki bahçe kapısından tören alanına girişler, yaya kaldırımından itibaren engelsiz olacak. Tören alanı ile bahçe girişi arasında seviye farklılığı olması halinde yol zemin kaplamalarından farklı dokuda, uygun ölçüde ve eğimde rampa yapılacak.

Tören alanları fiziksel engelli öğrencilerin ulaşabilirliğini ve hareketini kolaylaştıracak şekilde engellerden arındırılacak. Okul bahçelerinde zemin düz satıhlı ve kaymaz yüzeyli yapılacak. Yüksek, keskin, kavisli veya köşeli düzenlemelerden, çukur, yükselti, döşeme farklılığı, otopark zincirleri, yer ızgaraları gibi tehlikeli her türlü düzensizlikten kaçınılacak.

Okul bahçesi içerisindeki dolaşım yolları en az 2 metre genişliğinde, gevşek ve kaygan olmayan malzeme ile döşenecek, engelli öğrencilerin açık spor sahalarına ulaşmaları sağlanacak.

-IŞIK YANSITAN YÜZEYLERDEN KAÇINILACAK-

Eğitim yapılarında az gören veya belirli düzeyde işitme sorunu yaşayan öğrenciler de düşünülecek. Buna göre koridorlardaki boşluklar, kapılar, rampalar, merdivenler ve acil kaçışlar kolayca fark edilecek şekilde ve renklerde düzenlenecek. Işığı yansıtan ve göz kamaştıran yüzeylerden kaçınılacak.

Kapılardaki yazılar standart sembol veya kabartma karakterli, büyük harf karakterinde, bulundukları zeminle zıt renkli, kapı kolunun bulunduğu kenarda olacak.

Cam kapılar ve camlı yüzey ara bölmeleri yatay bant şeklinde işaretlenecek.

Her tür ve kademedeki eğitim-öğretim binalarına ait yeni projeler, eski tip projeler uygulanmak suretiyle veya özel proje hazırlanıp uygulanarak bağış olarak yaptırılacak bütün okul binalarında, fiziksel engelli öğrenciler için bu genelgede belirtilen düzenlemeler yapılacak. Bu genelge ile konuya ilişkin 2000 yılında yayımlanan genelge yürürlükten kaldırıldı.

AA

Okullarda engelli öğrenci devrimi

Yerli kahramanlar Superman`a karşı

Kocaeli Milli Eğitim Müdürlüğünün “Milli Kahramanlar Bizim Sınıfta“ projesiyle anaokulu çağındaki çocuklara, yönelik yeni bir proje başlatıyor…
Kocaeli Milli Eğitim Müdürlüğünün “Milli Kahramanlar Bizim Sınıfta“ projesiyle anaokulu çağındaki çocuklara, yabancı çizgi roman veya masal kahramanları yerine Atatürk, Mevlana, Nasrettin Hoca, Fatih Sultan Mehmet ve Dede Korkut gibi Türk milli kahramanlarını benimseyerek, onları örnek alınması hedefleniyor.

Her ay farklı bir kahramanın tanıtılacağı proje için masal kitabı, kostüm ve şarkı hazırlanacak, parmak oyunu ve sanat etkinliği çalışmalarıyla miniklerin Türk kahramanlara ilgisi artırılacak.

Kocaeli Milli Eğitim Müdürü Nevzat İspirli, yaptığı açıklamada, bir ilköğretim okulunda ilköğretim ve anasınıfı öğrencilerine uygulanan anketin sonucunda, çocukların en çok sevdiği kahramanların yabancı kültür kaynaklı olduğunun belirlendiğini söyledi.

Anaokulu ve anasınıflarında adeta “hayal okulu“ olan masalların, çocukların iç dünyasını zenginleştirmesi bakımından büyük önem taşıdığına işaret eden İspirli, ankette çocukların “en sevdiğin masal kahramanı kim“ sorusuna, Kırmızı Başlıklı Kız, Sinderalla, Hansel ve Gratel, Heidi, Spiderman, Barbie ve arkadaşları, Örümcek Adam ile Bugs Banny gibi yanıtlar verdiğini belirtti.

Çocukların milli kahramanları anımsayıp, sevmesi için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini ifade eden İspirli, şöyle konuştu:

“Çocuklarımızın şanlı tarihimizde yer alan milli kahramanlarımızı bilmesi, onların ahlakı ve kültürüyle donanması, daha küçük yaştan körpe dimağlarında bu insanların örnek bir model olması, kendi kültürümüzü özümsemiş nesiller yetiştirmemize yardımcı olacaktır. Amacımız geçmişten güç alan, geleceğe iz bırakacak öğrenciler yetiştirmektir.“

İspirli, yabancı kültür kaynaklı figürler yerine çocukların sevmesi, benimsemesi, bilmesi ve örnek almasını sağlamak amacıyla Atatürk, Mevlana, Hacivat ve Karagöz, Dede Korkut, Oğuz Kağan, Keloğlan, Fatih Sultan Mehmet, Nasrettin Hoca ve Yunus Emre gibi Türk milli kahramanlarını belirlediklerini, proje kapsamında söz konusu kahramanların çocuklara anlatılması, benimsetilmesi konusunda çalışma yapılacağını anlattı.

Uygulama okulu seçilen Nuh Çimento İlköğretim Okulunun anasınıfında her ay farklı bir kahramanın tanıtılacağı projeye ilgiyi artırmayı hedeflediklerini vurgulayan İspirli, şunları söyledi:

“İlk kitabımızda Keloğlan ve Altın Kase masalı odak alınarak çocukların anlayabileceği şekilde masal yazıldı. Uygulamada öncelikle kahramanlar hakkında sohbet edilecek, Keloğlan hikayesi anlatılacak. Ardından soru cevap tekniği ile öğrenilenler tekrar edilecek.

Keloğlan kostümüyle uygulama yapılarak dramatizasyon gerçekleştirilecek. Canlı saz eşliğinde `Ben Bir Garip Keloğlanım` şarkısı öğretilecek, Keloğlan konulu sanat etkinliği çalışması yapılacak.“

Her kahramanın tanıtımında bu etkinliklerin devam edeceğini vurgulayan İspirli, çocuklara bilgisayar laboratuvarında önce milli kahramanlarla ilgili hazırlanan slayt gösterisinin izletileceğini, ardından çizilen resimler üzerine boyama yaptırılacağını anlattı.

KAHRAMANLARI TANIYARAK ÖĞRENECEKLER

Üzerinde kahramanların resimlerinin bulunduğu balonlar ve maketler de hazırlanacağını kaydeden Milli Eğitim Müdürü Nevzat İspirli, proje kapsamında yazılan masal kitapları, parmak oyunu, müzik ve sanat etkinliği çalışmaları hakkında şu bilgileri verdi:

“Çocuklarımız, masal kitabının Türkçe dil etkinliğinde kullanılmasıyla o ay hangi kahraman anlatılacaksa onun hakkında bilgi sahibi olacak.

Dilimizi akıcı ve dil kurallarına uygun olarak konuşmayı öğrenecek, kelime hazineleri genişleyecek. En önemlisi çocuklara kitap sevgisi aşılanacak.

Müzik etkinliği ile Türk milli kahramanlarımızla ilgili şarkı öğrenilerek çocukların ses eğitimleri geliştirilecek. Müzikli dramatizasyon çalışmalarıyla rol yapma ve ritme göre hareket etme davranışları pekişecek.

Parmak oyunu uygulamasıyla çocuklarımız milli kahramanları daha yakından tanıyacak. Çocukların taklit yeteneği gelişerek sözle hareket arasında uyum oluşacak.

Sanat etkinliği çalışmasında ise çocuklardaki yaratıcı güç geliştirilerek ürün, olay ve olguları estetik, eleştirel bir yaklaşımla değerlendirebilme davranışı kazandırılacak.“

AA

Yerli kahramanlar Superman`a karşı

Sözleşmeliler Çubukçu`dan açıklama bekliyor

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, sözleşmeli öğretmenlerin bütün umutlarını yitirdiklerini ve Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu`nun acil bir açıklama beklediklerini kaydetti

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, sözleşmeli öğretmenlerin, “Maliye Bakanlığının sözleşmelilerin kadroya alınmasıyla ilgili bir çalışmasının bulunmadığının“ açıklanmasıyla bütün umutlarını yitirdiklerini ve Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu`nun acil bir açıklama beklediklerini kaydetti.

Koncuk, yaptığı yazılı açıklamada, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya alınması konusunda Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu`nun bugüne kadar verdiği sözleri tutmadığını öne sürdü.

Maliye Bakanlığına vekalet eden Egemen Bağış`ın “Maliye Bakanlığında sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi yönünde bir çalışma olmadığı“ yönünde açıklamada bulunduğunu anımsatan Koncuk, “Sözleşmelilerin kadroya geçirilmesiyle ilgili Maliye Bakanlığı ile görüşmelerin sürdüğünü dile getiren Çubukçu mu doğru söylüyor, yoksa sözleşmelilerin kadroya geçirilmesine yönelik bir çalışma olmadığını belirten Maliye Bakanlığı mı?“ diye sordu.

Açıklamasında “Şayet Maliye Bakanlığının bu yönde bir çalışması yoksa, Bakan Çubukçu sözleşmeli öğretmenleri ve kamuoyunu fena halde aldatmış demektir“ görüşüne yer veren Koncuk, şunları kaydetti:

“Bu eğer doğruysa Milli Eğitim Bakanı Çubukçu bu görevde bir saniye bile durmamalı ve gereğini yaparak, istifa etmelidir. Maliye Bakanlığı, hangi gerekçelerle sözleşmelileri kadroya almamaktadır. Tüm Türkiye sözleşmeli personel çalıştırma uygulamasına isyan ederken, Maliye Bakanlığı hakka ve hukuka aykırı olan bir uygulamayı nasıl olur da sürdürebilir?

Eğitim çalışanları bugün kime, neye inanacağını şaşırmıştır. Maliye Bakanlığından gelen açıklamayla tüm hayalleri suya düşen, umutlarını yitiren sözleşmeli öğretmenler, Milli Eğitim Bakanı Çubukçu`dan acil bir açıklama beklemektedir.

Bakan Çubukçu ya bugüne dek sözleşmeli öğretmenleri oyaladığını açıklayıp, onlardan özür dileyerek Bakanlık görevinden istifa etmelidir ya da Maliye Bakanlığı`nın yalan söylediğini açıklayarak, gerçekleri kamuoyuyla paylaşmalıdır.“

AA

Sözleşmeliler Çubukçu`dan açıklama bekliyor